Ziya Osman Saba

GEÇEN ZAMAN

Hiç olmazsa unutmamak isterdim!
Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar.
Yalnız bırakmayın beni hâtıralar!
Az yanımda kal, çocukluğum,
Temiz yürekli, uysal çocukluğum…
Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim…

  • Doğduğum ev! Rahatlıyacak içim, duysam
    Bir tek kapının sesini.
    Arıyorum aklımda bir ninni bestesini.
    Böyle uzaklaşmayın benden, yaşadığım günler!
    Güneş! getir bir bayram sabahını.
    Açılın, açılın tekrar
    Çocuk dizlerimdeki yaralar.
    Hepiniz benimsiniz:
    Mektebim, sınıflarım, oturduğum sıralar.
    Yalnız hatırlamak, hatırlamak istiyorum.
    Nerde kaldı sevgilim, seni ilk öptüğüm gün,
    Rengine doymadığım o sema,
    Ahengine kanmadığım ırmak.
    Bırakıp her şeyi nereye gidiyorum?
    Neler geçmişti aklımdan nedendi ağladığım
    neydi güldüğüm?
    Ah, nasıldı yaşamak?

ZİYA OSMAN SABA - 1941

[b]BİR ODA, BİR SAAT SESİ [/b]

Bir oda, içinde bir saat sesi
Hayatın sırtımdan giden pençesi,
Ve beni maziye götüren bir el,
Eski günlerimiz, sessiz ve güzel…
Bulduğum kayıplar, her günkü yerin,
İşte konsol, ayna, köşe minderin,
Seccaden, tesbihin, namaz başörtün.
Bir şey değişmemiş, sanki daha dün.
Yine ortancalar altı camının,
Dışarda sükûnu yaz akşamının,
Bahçemiz sulanmış, ıslak her çiçek.
Kapı çalınacak, babam gelecek…

ZİYA OSMAN SABA - 1942

[b]BEN DE [/b]

Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirinize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum…
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatıramda
İlk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.

ZİYA OSMAN SABA - 1943