Yardım eder misiniz?

Öncelikle yanlış bir yere bu konuyu açtıysam özür dilerim arkadaşlar.(forumda yeniyim.)28 Ağustos 2012 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesinden mezun oldum ve yeni mezun psikolojisi tüm belirsizliğiyle bedenimi sarmış durumda.Önümde bir çok seçenek var ve ben hangi yolun benim için en doğrusu olduğunu bilemiyorum.Bu yüzden siz daha tecrübeli meslektaşlarımın görüşlerini almak istedim.1.seçenek kamuda mühendis olarak çalışmak;7 temmuz 2012 tarihinde yapılan kpss sınavından 84 puan aldım ve büyük ihtimalle 2. veya 3. atamada atanırsın diyorlar.Başta Jeoloji Mühendisi olarak bir Müşavirlik firmasında çalışan amcam dahil olmak üzere kpss vasıtasıyla atanmam yönünde birçok kişi fikir bildiriyor ve şantiyeciliğin başlandıktan sonra bırakılmadığı yönünde uyarıyorlar.Stajlarımdan birisini DSİ 6. Bölge Müdürlüğü Etüd Ve Plan Şube Müdürlüğünde yaptım.Hidrolik stajım aslında beklediğimden daha öğretici ve tatminkar bir staj olmuştu.Bunun yanı sıra DSİ nin sosyal imkanları ve çalışma şartlarıda eklenince devlet memurluğu hakkında ön yargım yıkılmıştı.Yinede çevremde çok ön yargılı insanlarda var ve kafamı sürekli karıştırıyorlar.:frowning: [Teknik üniversitede devlat memuru olmak için mi okudun? vs. şeklinde yorumları çokça duymaktayım :frowning: ] 2. seçenek ise birkaç tanıdığım vasıtasıyla iyi bir şantiye girerek saha mühendisi olarak meslek hayatına başlamak.Ancak bu seçenekte de sosyal hayat sıfır ve sürekli bir belirsizlik var bir şantiye bitiyor ve siz herşeyi bırakıp başka bir şehire gidiyorsunuz bir süreklilik yok.Aile hayatı sıfır.3. seçenek ise herhangi bir yerel inşaat şirketindeki müteahhidin yanına gir ve işi öğren,sonra sen kendi işini yap fikri.Ancak verilen ücretler çok komik örneğin bir arkadaşım 1300 TL ye iş başı yaptı.Bu da sürekli kendimi kötü hissetmeme neden olacak kaldı ki bu süre zarfında Türkiye de neler olacağı ve benim gelecek hayallerimin suya düşmemesi için hiçbir garanti yok.:frowning: Gelecekte kendi işimi kurmak istiyorum. (bir proje ofisi açıp yanı sıra müteahhitlik işleri yapmak istiyorum.) Bunun için en azından önümde 5 sene var ve ben bu zaman zarfında yüksek lisans da yapmak istiyorum.Bu zaman zarfında şantiyedeki kadar fazla yorulmadan kamuda çalışarak kendi mi geliştiremez miyim? veya ileride kamudan sıkılıp ayrılıp özel sektöre geçmek istediğimde iş bulması çok mu zor olur?Görüşlerinizi bildirirseniz çok sevinirim.Cevaplayan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim…

http://forum.yapisal.net/kariyer-bilgi-ve-ipuclari/ adresinde daha önceden sizin sorularınıza benzer soruları bularak cevapları takip edebilirsiniz. Bunun dışında http://forum.yapisal.net/kariyer-bilgi-ve-ipuclari/29792-yeni-mezun-muhendis-icin-oneri.html adresindeki cevabım bir miktar yardımcı olacaktır.

Teknik üniversite mezunu devlet memuru olmaz diye bir kural yok. Diğer üniversitelerdeki eğitimler konusunda çok bilgim olmadığından teknik üniversite-normal üniversite arasında kıyas yaparak diğer üniversitelerin haklarını yemek istemem. Sonuçta teknik üniversite bitirmek altyapı olarak belki daha iyi bir imkan sunsa da mezun olanın nasıl mezun olduğu, kişisel vasıfları da çok önemli. Bu nedenle teknik üniversitelilerin “ben iyiyim” rehavetine kapılmasını oldukça yanlış buluyorum. Ayrıca aslen devlet kademelerinde niteliği yüksek mühendislerin bulunması gerektiğine inanıyorum. Böylece piyasa daha doğru yönlendirilebilir.

Tabi bu konuda devletin mühendislerine sunduğu gerek maddi gerekse de teknik imkanlar yeterli bulunmayabilir. Ama ücret konusunda kötü bir konumda olduğunu düşünmüyorum. Daha iyi bir kıyası iki alanda da görev yapmış biri sunabilir. Umarım burada da cevap veren böyle biri çıkar sizin için.

İkinci sorunuza gelecek olursak, bunlar inşaat sektörünün temelinde olan şeyler. Bunlar bilinerek bu meslek seçilmeli. Ben betonarme yüksek yapılarda Proje Mühendisi olmak amacıyla başladım; ama şu an Planlama Mühendisliği konusunda karar kıldım. Bu kararları da sizin gibi önce sorarak, sonra deneyimleyerek aldım. Siz de böyle bir yoldan geçeceksiniz muhtemelen.

Üçüncü sorunuz hakkındaki fikrim ise bu konuda bir miktar maddi altyapınız olması gerektiğidir. Ayrıca yine yıpratıcı ve belirsiz bir iş hayatınız olacaktır. Beraber çalışacağınız iyi bir kadronuzu kurmanız ve bu kadro üzerinde iyi bir otoriteye sahip olmanız gerek. Eğer inşaata başlayıp da bayram izni dönüşü o şantiyeye sokacak adam bulamazsanız, verimli bir iş gücü istihdam edemezseniz, maddi konularda sizi tolere edecek bir birikiminiz yoksa… bu işler oldukça zor olacaktır.

Maaş konusu ise sürekli tekrar ettiğim ve edeceğim bir sözüm var. Piyasada çoğu iş “kolay soru” niteliğinde. Bu kolay soruları çözecek de bolca mühendis mevcut. Bir fikir birliği de olmadığından, az maaşa kanaat edeni işe alınır. Tabi buna karşı durmak gerek. İnşaat piyasasında ağırlıklı olarak tabiri caizse bilek gücü hakim olduğundan, bilgi satmak oldukça zor. Mühendisin görevi de zaten yatırımını yapıp, edindiği bilgiyi satmaktır. Ara eleman eksiği de bolca mevcut. Bu gibi sebeplerden az mühendis ile her iş yapılmaya çalışılıyor. Maaşlar da yerlerde sürünüyor.

Yüksek lisans yaparken aynı anda çalışma konusunda her şirket destek vermez ya da böylesi bir durumda daha az bir maaş önerirler ki bu normaldir. Ama az maaş önermeyen, üstüne üstlük bu konuda sonuna kadar arkanızda olduklarını söyleyen güzel şirketler de yok değil :slight_smile:

Olabildiğince cevaplamaya çalıştım. Bu konuda başka sorularınızı da sorabilirsiniz. Bildiğim kadarı ile vaktim olduğunca, nasipte de varsa, yardımcı olmaya çalışırım.

Sorularımı cevaplandırdığınız için çok teşekkür ederim.Benim Teknik üniversite mezunuyum her işte çalışmam gibisinden bir egom yok, öncelikle bunu belirteyim yanlış bir intiba bırakmak istemem.Bu sadece çevremdeki insanların bana söyledikleri sözler.Aslında kamu hizmeti yapmak daha büyük,faydalı ve bilindik işler olduğundan bana daha çok haz verecektir.Ancak birçok kamu kurumunda İnşaat Mühendisliği imza atmak ve evrak getirip götürmeye indirgendiğinden böyle bir kuruma düşüp mesleğimde körelmekten çok korkuyorum.:frowning: Nitekim böyle şikayetleri olan insanlarıda çok duydum.Kendi işimi yapma konusuna gelince biraz birikimimiz var ancak bu tasarruf şu anda bir apartmanı komple bitirmeye yetecek boyutta değil.Zaten bende o tecrübeye ve çevreye sahip değilim.O yüzden önümdeki en az 4 senelik süreçteki yol haritamı çizmeye çalışıyorum.Şantiye veya kamu yol ayrımındayım.Aklıma takılan diğer bir soru ise yaptığı işler ve disiplini ile bana mesleki haz verecek kamu kurumu yok mudur acaba?Bir de olaki kamu kurumularından birine atandım 3-4 sene sonra kurumu beğenmeyerek ayrılmaya kalksam kurumun çalıştığı alanda dahi iş bulmam zor olur mu?Müteahhidlerin kamu kurumundan ayrılan mühendislere karşı bir ön yargısı var mı?Veya ayrıldıktan sonra kendi işimi yapmaya kalktığımda örneğin;imo bana sim belgesi vermeme gibi v.s zorluklar çıkarır mı?İlgilenen arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim. :slight_smile:

Öncelikle şunu söylemek isterim ki hepimiz aynı yollardan geçtik. Karar vermek zordur. Ben uyuyamadığım günleri bilirim. Ama merak etme ilerde bu günleri hatırlayıp güleceksin. Ama ilk önce kendini tartıp, ne yapabileceğini ve neyi yapamayacağını bilmelisin.
Ben hiçbir zaman kamuda çalışmayı düşünmedim. Sebebi 1980’ler ve 1990’da kamu aynı bir okul vazifesi görüyordu. Kaliteli mühendisler barındırıyordu. Ama ne yazık ki son yıllarda mühendis kalitesi düştüğünü duydum. Hedefler küçüktür. Ama rahattır. Maaşın belli, düzenin bellidir. Aile hayatını çok seven biriysen tercih edilebilir. İlerde kendi işini kurmak istiyorsan, iyi dialoglar kurabilirsin. Fakat kamu olduğu için mühendislik açısından sana ne katar, onu bilemem.
Şantiye hayatı farklıdır. Özel hayatı kendince güzeldir. Ailenden uzak kalabilirsin. Ben ilk şantiyede kaldığım gün, bu nasıl bir hayat diye ağlamıştım:)) İşin mutfağında olursun. Tecrübe kazanır, pratiklik kazanırsın. Sorunları nasıl çözüleceğini görürsün. Para ile muhattap olup bir işi ne kadar ucuza, kaliteli ve kısa sürede yaptırabilirim sorularına cevap ararsın ki ilerde kendi işini kurduğunda sana çok yardımcı olacaktır. İşçi ile nasıl dialog kurulması gerektiğini öğrenirsin. Ama şantiyeci olacağım diye herhangi bir şantiyede çalışma… Büyük şirketlerde, Büyük projelerde çalış. Tecrübeli mühendislerden çok şey öğrenirsin. Maaşı çok takma. ilk maaşım 1000 tl idi sene 2005. Şu anda yurtdışında büyük bir firmada proje müdürü yardımcısıyım. Maaşım oldukça iyi. Masraflarımı şirket karşıladığı için özel hayatımda olabildiğince iyi.
Benden bu kadar:)) Karar senin… Nasıl bir hayat istiyorsun. Rahat, huzurlu, ama monoton, ufak hedefler… Yoksa Stresli, zor ama heycanlı, büyük hedefler ve para…

Öncelikle hayalden hedefe geçmeye çalışın. Mesleki hazza ulaşmak bir hayaldir ya da biraz daha iyimser yaklaşırsak iyi tanımlanamamış, oldukça eksik bir hedeftir. Ayrıca henüz mesleğe başlamış biri olarak sağlıklı bir hedef koymakta zorlanabilirsiniz. Fakat hedefinizi belirlemek üzere şöyle bir hedefiniz olabilir: “09.10.2013 tarihine kadar, 2000 lira üzeri maaş alabileceğim bir şirkette saha mühendisi olarak çalışarak, bu süreçte birebir tecrübe edinip; ayrıca kamu ve özel sektörde çalışmış 50 kişiden tecrübelerini edinerek, bunların sonucunu hem karşılaştırıp hem de gözlemleyip, bu süreçte yüksek lisans düşüncem için ALES’e ve ÜDS’ye, kamu da çalışma düşüncem için KPSS ve KPDS’ye gireceğim. Böylece 09.10.2013 tarihine kadar gerçek bir kara vermiş olup, gerçek hedefimi tekrar belirleyeceğim.”

Bu hedefi kamuda bir kuruma yerleşip vs. ile başlayan bir şekilde de kurabilirsiniz ya da teknik ofiste çalışmayı düşünebilirsiniz… Bu tamamen sizin kendi içinizde vereceğiniz karara bağlı. Benimki sadece bir örnek. Belki de hedefinizde belirlediğiniz tarihten çok daha erken bir sürede gerçek hedefinizi belirlersiniz. Bu kısa vadeli hedef için muhtemelen kısa vadede edineceğiniz buradaki gibi fikirler size yardımcı olur.

Artık en azından kısa vadeli de olsa bir hedefiniz olduğuna göre geriye kalan tüm diğer şeyler sizi sadece bu hedeften alıkoyacak teferruatlardır. Onlara kapılmamak hedefinize sizi ulaştırır. Tıpkı sıcak bir çorba içmek için sofraya oturmak isterken TV’deki reklama kapılarak çorbanızı soğutmanıza benzer bu. TV’deki reklam da size o an haz verecektir. Ama hedefinizi de etkileyecektir. Bundan sonra ise ya çorbaya ulaşınca ısıtırsınız (bkz. vakit kaybı) ya da bu şekilde içersiniz (bkz. hedefi tam 12’den vuramamak).Daha sonra gerçek hedefiniz olduktan sonra hedefiniz sizi gereksiz hazlardan ve onlara karşı “acabalarınızdan” uzak tutar sanıyorum :slight_smile:

Kamu kurumlarından ayrılıp, özel sektörde gerçekten standartların üstünde maaşlar alanlar biliyorum. Bu daha çok çalıştığınız ve çalışacağınız alana bağlıdır. Örneğin yıllarca belediyede idarecilik yaptıktan sonra bir statik proje ofisinde hemen işe alınmayı ve iyi bir maaşı bekleyemezsiniz. Ama mevzuata oldukça hakim biri olarak bir müşavirlik firmasında sözleşme yönetimi, sevk ve idare konusunda ilgili departmanda, iyi bir maaşla yönetici olabilirsiniz.

SİM belgesi ile ilgili yönetmelik İMO’da mevcut. Yanlış bilmiyorsam, son çıkan kanun hükmündeki kararname ile de alımı oldukça kolaylaştı. Bu konularda pek sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Tecrübeli kişiler daha iyi cevap verebilirler bu konuda.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.