Türkiye ve islam....

Din olgusu, dolayısıyle islam olgusu Türkiyeye malesef her devirde zarar verici bir etken olmuştur.Aslında kökeninde din olgusunun birleştirici bir etkisi olmalıdır.İslam dinide buna çok yatkındır.Ancak tarihsel sürece de baktığımızda islamın bu yönünü ülkemizde göremiyoruz.Bu durumdan İslam dinini sorumlu tutmakda yanlıştır.Biliyoruz ki islam dini de bu değildir.Dinin ülkemize bu kadar zarar vermesinin sorumluları tamamen dini uygulayan mensuplar yani insanlardır.Dindarın tanımına bir bakalım:Dindar dinin kurallarna bağlı olan,dingücü yüksek kişilerdir.Dindarlar iyi ve güzel huylulardır.Şimdi birde yobazın tanımına bakalım.Yobaz:dine düşkünlüğünü başkalarını rahatsız edecek şekilde ileri götüren sataşkan kaba kimselerdir.Şimdi de ülkemizdeki duruma bir bakalım.Ülkemizde yobaz sayısı , dindar sayısından fazladır.BU yüzden dir ki islam olgusu her zaman ülkemize zarar vermiş gibi görünmektedir.Ne zamanki yobaz sayısı minimuma iner ,işte o zaman din olgusu Türkiyeye zarar veremez.

Yobazlığı eğitimde kaldıramaz.Bir insanın yüksek ögretim yapması onu yobazlıktan uzaklaştırmayabilir.Şu bilinmelidir ki bir insanın na kadar dinini yaşama hakkı varsa başka bir insanında dinle hiç meşgul olmama hakkı vardır.Her iki kesimde buna saygı duymalıdır.Ülkemizde sol partiler genelde dinden uzak görülürler.Sağ partilerde genelde daha dine yakın muhafazakar olarak görünürler(sol-sağ tanımına karşı olmakla beraber realite malesef bu).Sol partiler bir şekilde iktidara ortak olduklarında dini sosyal hayattan çıkarmaya çalışırlar.Dini hapsetmeye çalışırlar.Sol partiler iktidar yada iktidara ortak olduklarında sağ partiler herkesin isteği gibi yaşaması için mücadele verdiklerini söylerler.İsteyenin ibadet yapması gerektiğini söylerler.Sağ partiler iktidara geldiklerinde ise ibre değişir tamamen dine dayalı bir yönetime doğru kayış gösterir.Ülkeyi dindar ve dindar olmayan olarak kutuplaşmaya götürürler.İktidar olmadıklarında solcuların kendilerine yaptıkları baskıyı bu kez kendileri diğerlerine yaparlar.Bu şekilde de bazılarını ötekileştirirler.İŞTE ben bu iki gurubada yobaz diyorum.Bu iki grupta kendi inançlarını yada inançsızlıklarını başkalarını rahatsız edecek şekilde ileri götürüp başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışıyorlar.Bu da yobazlık tanımına girmekte.

Dini konularda yapılan karikatürlere karşı çıkan mücadelesini insan öldürme boyutuna getiren kişilerede ben yobaz diyorum.
Basın yada yayını kullanarak kuvvetli bir sağ iktidar olduğu için dini kuralları baskı yoluyla halka zorla dikte eden kurum yada kişilerede ben yobaz diyorum.
Tüm sınıflamayı dindar- dindar değil olgusu üzerine kuran kurum yada kişilerede ben yobaz diyorum.
Her konuyu dine getiren ve fetvaya göre iş yapmaya çalışan kurum yada kişilerede ben yobaz diyorum
İslam konusunda yazılmış en küçük bir eleştirel yazıya tahammül edemeyen tehditkar tavırlar savuran kişlerede ben yobaz diyorum…

Belkide ben bu kadar çok kişileri yobaz sınıfına soktuğum için Türkiyede yobazlar bana fazla geliyor olabilir…

Ahmet ÇELİKKOLLU
İnşaat Mühendisi
ESKİŞEHİR

Muhammed İkbal in bir sözü var “Kaç Müslümanlardan Sığın Müslümanlığa " Bu söz Günümüzde kendisine müslüman deyipte her türlü ahlaksızlığı yapan kişilerden kaçılması gerektiğini ilan ediyor. Sağcının da solcunun da yobazı olur. Yobazlığı sadece müslümanlara has bir olay olarak görmek olaya tek taraflı bakmaktır.Günümüzde insanların maalesef tek bakış açısı var; Herkes” bana bir şey söyle ama oda benim istediğim şey olsun" mantığında o yüzden insanlar arasında ötekileştirmeler oluyor. Birde şu var Herkes başkasını terbiye etmekle meşgul ,kimse kendisine yönelmiyor sürekli başkaları suçlu ,sürekli başkaları yobaz. Oysa hiç bir şey rad suresi 11 e uymadan düzelmez.

Haklısınız .Zaten toplum olarak kendi özelliklerimizi değiştirebilsek, Allah ta bizde bulunanı değiştirirdi.Biz kendi özelliklerimizi değiştirmiyoruz dediğiniz gibi sürekli başkalarını terbiye etmeye çalışıyoruz.Allah ta surede ki gibi bizde olanları yada olmayanları değiştirmiyor.

Ahmet ÇELİKKOLLU
İnşaat MÜHENDİSİ
ESKİŞEHİR