Taşocağı

Taş Ocağı Nedir?<?xml:namespace prefix = o ns = “urn:schemas-microsoft-com:office:office” /><o:p></o:p>
<o:p></o:p>
<SUP>(1)</SUP>Yapı işlerinde kullanılacak taşların çıkarıldığı yerdir.
<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Ülkemizdeki Taş Ocakları<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
b [/b]Deliktaş Taş Ocağı (İznik)
İznik’in <?xml:namespace prefix = st1 ns = “urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags” /><st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“3,5 km”>3,5 km</st1:metricconverter>. kuzeybatısındaki sırtlarda bulunan taş ocaklarından, Roma döneminden günümüze kadar yararlanılmıştır. Bu ocakların en büyüklerinden biri de Deliktaş Taş Ocağı’dır. Bu ocak antik çağın taş işletmeciliğinin izlerini taşımaktadır. Buradan çıkarılan taşlar, Roma döneminde İznik’te yapılan mabetlerin, tiyatronun, formun, agoranın ve gymnasiumun yapımında kullanılmıştır. İznik’te kazısı yapılan antik bölgelerde ortaya çıkarılan yivli sütunlar, arşitravlar, friz parçaları, steller ve sütun başlıkları bu ocaktan çıkarılan taşlarla yapılmıştır. Buradaki kayalar üzerinde antik çağ işçilerinin keskileri ile kestikleri taşların izleri bugün de görülebilmektedir.

Deliktaş Taş Ocağından çıkarılan taşlar halk arasında adı mermer veya gigmer olarak adlandırılmaktadır. Bunlar koyu gri - mavi renklidir. Bir kısmında kirli beyaz damarlar görülmektedir. Bu ocaktaki taşlar orta ve yüksek derecede metamorfize geçirmiştir. Bunlara rekristalize kalker, yarı mermer denilmektedir.

Taş ocağının bulunduğu yer <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“20 m”>20 m</st1:metricconverter>. yüksekliğinde, <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“50 m”>50 m</st1:metricconverter>. genişliğinde bir alana yayılmıştır. Karayollarının Yol Su Elektrik İşletmesince buradan taş ve toprak çekmesinden ötürü bazı bölümler çukurlaşmıştır.

Sarıkaya Taş Ocağı (İznik)
İznik’in <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“4 km”>4 km</st1:metricconverter>. kuzeybatısındaki yüksek kayalıklarda Sarıkaya Taş Ocağı bulunmaktadır. Buradaki ocaktan çıkarılan taşların sarı renkli, beyaz damarlı oluşundan ötürü de bu ocağa Sarıkaya ismi verilmiştir.

Roma ve Bizans döneminde kullanılan bu ocaktan çıkarılan taşlarla kentteki bir çok yapının taş gereksinimi sağlanmıştır. Bu ocak uzun süre kullanılmış ve taşlar üzerinde de taşçı ustalarının çalışmalarını gösteren izler bulunmaktadır. Bu ocaktan çıkarılan taşlar rekristalize kalkerdir. İçlerinden bazı damarların kristalize oldukları görülmektedir.

Ocağın çevresinde bulunan basit mezarların antik çağda kazaya uğrayan taş işçilerine ait olduğu sanılmaktadır.
İnikli Taş Ocağı (İznik)
İznik’e <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“11 km”>11 km</st1:metricconverter>. uzaklıktaki Elbeyli kasabasının kuzeyindeki ormanlık alanda MS.II.yüzyılda kullanılmış, biri büyük diğeride küçük olmak üzere iki taş ocağı bulunmaktadır. Bu ocaklar sonraki yıllarda tahrip olmuştur. Bu ocaktan çıkarılan taşlar rekristalize kalker dolimitik beyaz renkli bloklardan oluşmaktadır.

<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
<SUP>(1)</SUP>Ziya Güney,Günlük Gazeteden köşe yazısından bir alıntıdır.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Romalılar bu ocağın <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“100 m”>100 m</st1:metricconverter>. uzunluğunda, <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“26 m”>26 m</st1:metricconverter>. eninde ve <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“18,50 m”>18,50 m</st1:metricconverter>. yüksekliğindeki bölümünü çalıştırmışlardır.

Buradan çıkarılıp İznik’te kullanılan taşların; yan mermer niteliği taşıması, damarsız oluşu ve blok halinde kesilebilmelerinden ötürü bu ocağı Romalılar tercih etmişlerdir. MS.II.yüzyılda yapılan tiyatronun şeref locaları buradan çıkarılan taşlarla yapılmıştır. Tiyatrodan sökülüp, Lefke Kapı’nın iç kapısında kullanılan dokuz adet oturma kademesi günümüzde de görülebilmektedir.

Günümüzde bu ocak içerisinde antik çağa ait keski izleri ve blokların alındığı yerler görülmektedir.

Ömerli Taş Ocağı (İznik)
İznik’in <st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“10 km”>10 km</st1:metricconverter>. kuzeyindeki Ömerli Köyü yakınında irili ufaklı 13 taş ocağı bulunmaktadır.
Roma ve Bizans dönemlerinde işletilmiş olan bu ocaklardan günümüzde de yararlanılmaktadır.

Bu ocaklardan çıkarılan taşlar yüksek derecede metamorfize olmuş, ve rekristalize kalker niteliğindedir. Aynı zamanda bu ocaktan çıkarılan taşlar, İnikli Taş Ocağından çıkarılan beyaz renkli taşların sarı damarlı olanlarıdır. Roma ve Bizans dönemlerinde yapılan yapılarda bu taşlar kullanılmıştır. Ayrıca yöredeki lahit teknesi, kapakları, sütunlar, sütun başlıkları, mezar stelleri, arşitravlar ve plasterler de yine bu ocaktan çıkarılan taşlardan yapılmıştır.(Sezer , Şerifali , Kasım 2007 , Kent Haber)<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
TAŞ OCAKLARININ YARATTIĞI ÇEVRE SORUNLARI
Ülkemizde en önemli çevre sorunlarından birisi de hiç şüphesiz “ taş ocakları’dır “Halen ülkemizin değişik yerlerinde 5000 civarında ruhsatlı taş ocağı bulunmakta olup bunlara ilaveten de 20 000 yeni taş ocağı ruhsat başvurusu bulunmaktadır.
Eskiden taş ocakları çevre yasasına bağlı olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi ( ÇED ) yönetmeliğine göre verilmekte idi…
Daha sonra 2003 ila 2007 yılları arasında 3213 sayılı maden yasasının 7. maddesi, madencilik faaliyetleri izin yönetmeliği ve ÇED yönetmeliklerinde yapılan değişikliklerle kum ve taş ocakları ruhsatlarının verilmesi ( ÇED ) yönetmeliği kapsamından çıkarılarak maden kanunu ve yönetmelikleri kapsamına alındı.
Mevzuatta taş ocakları sahipleri lehine yapılan bu değişiklik ile taş ocağı ruhsatlarının alınması kolaylaştı ve mahallinde hiçbir ciddi araştırma yapılmadan çevreye vereceği zararlar göz ardı edilerek ruhsat alan taş ocakları sayısı çığ gibi arttı.
Herhangi bir taş ocağından taş çıkarmak için patlatılan dinamit yakın çevreye 3.6 şiddetinde deprem etkisi yapmaktadır.
<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Bu da başta yaşamın olmazsa olmazı olan su kaynaklarının kirlenmesine ve kurumasına sebep olmaktadır. Her bir taş ocağının 1 su kaynağını kuruttuğu hesaplanmaktadır.
Ayrıca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken, hava kirliliğini de önleyen topraktaki suyu tutan ormanlık alanlar büyük zarar görmektedir.
Bunun yanında turizm alanları, tarım alanları ile yerleşim alanlarındaki konutlar, okullar, sağlık tesisleri vs. de olumsuz etkilenmektedir.
Taş ocakları ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi kentimizde de büyük çevre sorunları yaratmaya devam etmektedir.
Geçtiğimiz aylarda Demirtaş Barajı yakınında 200 hektarlık alanda verilmek istenen taş ocağı ruhsatının yakın çevredeki köyler için ne derece önemli çevre kirliliği tehdidi oluşturduğunu sivil toplum kuruluşları ile birlikte bu köy muhtar ve sakinlerinin gösterdiği tepki ve eylemlerden de hatırlıyoruz…
Kaldı ki gerek kent merkezimizin yakın çevresinde, su kaynaklarımız, ormanlarımız ve tarım alanlarımız çevrelerinde eskiden verilen ruhsatlara göre çalışan birçok taş ocağı olduğu gibi yenilerinin alınması için ilgili makamlara yapılan başvurular da bulunmaktadır.
Öncelikle taş ocağı ruhsatlarının maden yasasına göre değil eskiden olduğu gibi ÇED yönetmeliği kapsamında verilmesi ve eskiden verilen ruhsatların da buna göre revize edilmesini bu yönetmelik esaslarına uymayanların da kapatılması çeşitli çevre sorunlarının önlenmesi açısından son derece önemli ve gerekli görüyoruz…
Yazımızın bu bölümünde ormanlarımız, arım alanlarımız, su kaynaklarımız, çevredeki yerleşim birimlerimiz,yabani yaşam, jeolojik yapı, görsel kirlilik, tarihi eserler, doğal afetlere davetiye çıkarılması, turizm, karayolları gibi çok değişik alanlarda zarar veren taş ocakları sorununun hukuki boyutlarını gündeme getirmek istiyoruz…
Anayasamız ormanların başka amaçlarla kullanılmasını çok sınırlı birkaç hal dışında adeta yasaklamıştır.Ormanlarımızın hayat kaynağı olan temiz hava, su, canlılar ( endemik bitki, faydalı böcek ve tüm hayvanlar gibi yaşamsal değerler olduğu ve bu değerleri içinde barındıran çok önemli doğal varlıklar olduğunu kabul etmiştir.
Dolayısıyla bu alanlarda izin verilen faaliyetler ve ruhsatlar bu ana ilkeye tamamen aykırı düşmektedir.
Yine anayasamızın 43. maddesinde; devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır hükmü vardır.
Ancak birçok tahsis veya ruhsat alanında tarihi, kültürel ve tabiat varlıkları yer almaktadır.
Anayasamızın 56. maddesinde herkes; sağlıklı ve dengeli bir yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir amir hükmü yer almaktadır.
Taş ocağı ruhsatı verilen bölgelerde yapılan patlatmalardaki sarsıntılardan su kaynakları kaybolmakta kirlenmektedir.
Anayasamızın 45. maddesi devlet tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, bitkisel ve hayvansal üretimi arttırmak maksadıyla tarım ve hayvancılıkla uğraşanları destekler bu konuda gereken tedbirleri alır demektedir.
Taş ocaklarına verilen ruhsatlar sonucu tarımsal su kaynakları tahrip olduğu gibi tarımsal bitki ve meyve ağaçları da tozdan büyük zarar görmektedir.
Ayrıca taş ocakları için ÇED alınmaması da ayrı bir hukuksal boşluk doğurmakta ve ruhsat alınan saha ve çevresinde ciddi hiçbir araştırma yapılmamaktadır.
Burada kısaca özetlemeye çalıştığımız sebeplerle taş ocaklarına ruhsat verilmesi konusu bütün boyutları ele alınmalı ve 3213 sayılı maden kanununun 7. maddesi değiştirilerek bu kanun kapsamından çıkarılmalı ve ÇED kapsamı içinde değerlendirilmelidir.Güney, Z., ‘’Taş Ocaklarının Çevreye Verdiği Zararlar’’http://www.sonbaski.com/tr/?p=33
TAŞ OCAKLARI KRİTERLERİ<o:p></o:p>

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı uzman ekibi ile Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından hazırlanan ve AB uzman ekipleri ile Taş Ocakları Birliği’nin katkısıyla belirlendi. Taşocakları Teknik Kriterleri, dün Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi tarafından açıklandı. Kriterler, toplam 37 maddeden oluşuyor <o:p></o:p>
Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı ile Taş Ocakları Birliği Başkanı Soyer Arpalıklı’nın da katılımıyla Çevre Bakanlığı’nda düzenlenen toplantının ardından açıklanan kriterler, toplam 37 maddeden oluşuyor.
Açıklamada, her kriterin, belli bir puana sahip olacağı ve toplam 140 puan üzerinden değerlendirileceği belirtildi.
Asım Vehbi
Kriterleri açıklayan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi, belirlenen teknik kriterlerle, taşocakları ruhsat uzatım işlemlerinin belli bir standarda bağlandığını ve ruhsat uzatım işlemlerinin eşitlik ve şeffaflık ilkesi içerisinde gerçekleştirilmesi hedefine ulaşılmak amacı taşıdığını söyledi.
Vehbi, özellikle teknik konulardaki politikaların hükümetlere göre değişmemesi gerektiğini belirterek, amaçlarının; sorunları “kazan – kazan” stratejisiyle çözmek olduğunu kaydetti.
“Çevresel duyarlılığı artırmayı amaçlıyor”
Hazırlanan kriterlerin, taş ocakçılarının bugüne kadar yaptığı yatırımları gözardı etmeyen, ama bunun yanında da kalite standartlarını ve çevresel duyarlılıkları artırmayı amaçlayan bir felsefe ile hazırlandığını ifade eden Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Vehbi, “Alınacak önlemlerin maliyet gerektirmesine karşın, taş ocağı işletmecilerinin duyarlı davranarak bizimle birlikte hareket etmeleri, ellerini taşın altına bizimle beraber koymaları neticesinde, taş ocağı işletmeciliğini doğru bir noktaya getirdik” dedi.
“Taş ocağı işletme izni verilmedi”
Bakan Vehbi, taş ocağı işletmecileriyle sıkı bir işbirliği neticesinde, yıllardan beridir çevreye verilen zararların minimize edildiğini ifade ederek, bakanlık görevine geldikleri ilk gününden beridir altını çizdikleri yeni taş ocağı izninin verilmediği ve bundan sonar da verilmeyeceği yönündeki kararlı tutumlarını sürdürdüklerini belirtti.
“5 yıla kadar mukavele yapılabilecek”
Belirlenen kriterlere uyulması halinde, 5 yıla kadar mukavele yapılabileceğini de kaydeden Bakan Vehbi, taş ocağı işletmecilerinin daha güvenli ve daha kalıcı yatırımlar gerçekleştirebileceği bir ortamın yaratılmış olacağına vurgu yaptı.
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı uzman ekibi, Jeoloji ve Maden Dairesi, Avrupa Birliği uzman ekipleri ve Taş Ocakları Birliği’nin katkı koyarak hazırlanan ve toplam 37 maddeden oluşan kriterlerin hazırlandığını ifade eden Vehbi, her kriterin belli bir puana sahip olduğunu ve toplam 140 puan üzerinden değerlendirileceğini söyledi.
“Ocaklar için 5 ayrı sınıf belirlendi”
Ocaklar için 5 ayrı sınıfın belirlendiğini dile getiren Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Vehbi, sözleşme iptalinden, 5 yıla kadar mukavele vermeye kadar bir uygulama gerçekleştirileceğini belirtti.
Düzenlemenin uygulanmasının Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan 2 kişi, Jeoloji ve Maden Dairesi’nden 3 kişi, Çevre ve Koruma Dairesi’nden 2 kişi, Taşocakçıları Birliği’nden 1 kişi ve denetlenen ocağın temsilcisinden 1 kişi ile oluşturulacak komite tarafından yapılacağını söyleyen Vehbi, komiteye dâhil olan her üyenin kendi puanını vererek ve bütün puanların ortalaması alınarak “ocak puanı” oluşturulacağını söyledi.
Soyer Arpalıklı
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından oluşturulan taş ocakları kriterlerinin doğru bir karar olduğunu söyleyen Taş Ocakları Birliği Başkanı Soyer Arpalıklı da, sektörde ciddi çalışan hiçbir taş ocağı işletmecisinin, ortaya konan bu kriterlerden rahatsız olmaması gerektiğini söyledi.
Arpalıklı, her taş ocağı işletmecisinin, ortaya konan bu kriterler olmasa da, belirtilen kriterlere zaten uyulması gerektiğini ifade ederek, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Jeoloji Maden Dairesi ile iyi bir diyalog içerisinde ortaya çıkarılan kriterlerin, çok yerinde ve doğru atılan bir adım olduğunu söyledi. Öztürk, Z. ,Taş Ocakları Kriterleri, Kıbrıslı Gazetesi, 24.01.2008<o:p></o:p>
MERMER <o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Kalker ve dolomitik kalkerlerin isi ve basinç altinda baskalasima ugrayarak kristallesmesi sonucu olusmus metamorfik bir kayaçtir. Kimyasal bilesiminde büyük oranda kalsiyum karbonat, daha düsük oranlarda magnezyum karbonat ve silisyum dioksit ile pigment olarak degisik metal oksitler içeren mermerler kalsit kristallerinden oluşmuslardir. Saf olduklarinda yari saydam ve beyaz, içerdikleri safsizlara göre degisik renklidirler. Ticari anlamda ise carlatildigi zaman iyi cila kabul ederek göze hos görünen her kayaç mermer kabul edilmektedir. Mermer günümüzde iç ve dis dekorasyon kaldirim tasi, dis cephe kaplamaciligi vs. insaat sektörünün birçok alaninda kullanilmaktadir<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
[COLOR=black]Mermerin sınıflandırılması <o:p></o:p>[/COLOR]

Mermerler, oluşum esnasındaki şartlara bağlı olarak farklı mineralojik, kimyasal ve yapısal özelliklere sahip olmaktadır. Buna bağlı olarak, mermerler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır.Mineral tane boyutlarına göre [değiştir]İnce taneli mermer (<st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“1 mm”>1 mm</st1:metricconverter>) Orta taneli mermer (1-<st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“5 mm”>5 mm</st1:metricconverter>) İri taneli mermer (<st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“5 mm”>5 mm</st1:metricconverter> ile 1-<st1:metricconverter w:st=“on” ProductID=“2 cm”>2 cm</st1:metricconverter>) [b]

[/b]Mineral bileşim ve oranlarına göre Memrmer; %95 kalsit (CaCO3) içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahiptir. Kuvars ve mika gibi diğer mineralleri içerebilir. Kalkşist; %60-70 kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuya sahiptir. Klorit, epidot, m,ka ve lepidolit gibi diğer mineralleri içerebilir. Spolen; %80 kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuya sahiptir. Flaapit, tremotil, diopsit, plajioklas ve gröna gibi diğer mineralleri içerebilir. Mermer-Skarn; %80-90 kalsit içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahiptir. Epidot, diopsit, gröna, olivin ve plajioklas gibi diğer mineralleri içerebilir. [b]

[/b]Yapı ve dokularına göre Masif mermer; kompakt görünümlü, ince ve iri tanelidir. Laminal mermer; renkli şeritli görünümde, ince taneli şeritler farklı mineral veya elementler içerirler. Şisti mermer; yapraklı yapıda ve önemli miktarda mika içermektedir. Breşik mermer; tekrar kırılmış ikincil minerallerle dolgulanmıştır. Ana dolgular farklı renk ve mineral içerikli olabilirler. [b]

[/b]Jeolojik olarak Magmatik taşlar (Granit, diyabaz, siyenit vb.) Metamorfik taşlar (Hakiki mermerler, kireçtaşları vb.) Sedimanter taşlar (Travertenler, oniks mermerler vb.) [b]

[/b]Magmatik kökenli taşlar Gerçekte mermer olmadıkları halde, mermerin endüstriyel tanımı içerisinde değerlendirilen, güzel görünümlü, cila kabul eden ve yeterince büyüklükte blok elde edilebilen magmatik kökenli kayaçlardır. Bileşimlerinde kuvars, hornblend ve diğer silikatlar bulunur. Bu yüzden blok üretimleri, kesilip parlatılabilmeleri oldukça zordur. Fakat diğer mermer cinslerine göre daha dayanıklıdırlar. Granit, diyabaz, lösitli siyenit ve serpantinler Türkiye’de en çok tanınan magma kökenli mermer örnekleridir.<o:p></o:p>
[COLOR=black]Mermer <o:p></o:p>[/COLOR]

Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşimdir. Bileşimlerinin %90-98’i CaCO3’ten (Kalsiyum karbonat) oluşmaktadır. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerinden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” tir. Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demiroksit, mika, fluorin ve organik maddeler bulunabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Fakat yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe, kırmızı, mavimtırak, esmerimsi ve siyah gibi renklerde de olabilirler. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş "Kalsit Kristalleri"nden oluştuğu görülür.Endüstriyel anlamda “mermer”; kesilip parlatılabilen her cins taş mermer olarak kabul edilmektedir. Taşın cinsi ve içeriği ne olursa olsun büyük ebatta blok elde edilebilme, kesilme ve cilalanma gibi özellikler göstermesi, o taşın mermer olarak kabul edilmesine kafi gelmektedir. Bunlardan granit, diyabaz, lösitli siyenit, fanolit ve serpantinler gibi magmadan türeyen kayaçlar da bu suretle mermer tanımının içine girmektedir.<o:p></o:p>

The fourth wow power leveling latest game in wow power leveling Warcraft series is ‘wow power leveling’. Also known as wow power leveling, it represents a wow power leveling multiplayer online

Gerçekten alın teriyle emek verilen bir site başarlarınızın devamın diliyor herşey gönlünüzce olması dileğimle"

[b]http://www.olaygazeteci.com[/b]