Proje Denetçilerine çağri

[COLOR=“Sienna”]
YAPI DENETİM ŞİRKETLERİNDE GÖREV YAPAN PROJE DENETÇİLERİNE ÇAĞRI[/COLOR][SIZE=“4”]
Değerli meslektaşlarım;
yaklaşık olarak 11 yıldan bu güne kadar yapı denetim şirketlerinde ya elaman olarak yada şirket ortağı olarak görev yapıyoruz.
bu işin daha önceside var. Proje denetçiliği öyle pek kolayda kazanılmadı. Enaz 12 yıllık bizzat proje yaptığımızı kanıtlayan belgeler topladık. Kimilerimiz odamızın eğitim programlarına katıldık. Önce odamız tarafından bir belge verildi. Kararnamenin iptali sonucunda çıkarılan 4708 sayılı yasaya göre bu defa Bayındırlık Bakanlığı tarafından belgeler yeniden verildi.
Fırsat bulabilenlerimiz odamız veya bazı kuruluşlar tarafından hazırlanan mesleğimizle ilgili kurs ve seminerlere katıldık. Halen görevini sürdürmekte olan meslektaşlarımız bu güne kadar yüzlerce proje denetledi. Her projede sıkça rastlanan hata ve kusurları gördük. Hepimizin farklı hata tespitleri mutlaka vardır. Eğer bizler bu hata ve kusurları üçer veya dörder madde halinde yazar ve İNŞAAT FORUMU na göndererek bir veri tabanı oluşturursak hizmet içi eğitim çalışmalarına destek olmuş olacağız. Ayrıca bu pratik bilgi havuzundan tüm meslektaşlarımız faydalanacak olup aynı zamanda
Bütün meslektaşlarımızın bilgi paylaşımı ile denetim hizmetlerini de belirli standarda ulaştırma fırsatı da yakalanmış olacağız.
İlgilerinizi bekler, işlerinizde başarı ve kolaylıklar diler, saygı ve selamlarımı sunarım.
[/SIZE]

[b][i]Sn Ahmet PERVANE oncelikle bu konudakş dusunceniz için size tesekkurlerimi sunarım.

Biliyorsunuz ki yapı imalat acısından bir cok onemli dallara bolunmustur.Bunların birisinin yanlıs yapılması bundan sonraki dallarında yanlıs ilerlemesine neden olacaktır.Bu dallardan birisi de yapının projesinin uygulama asamasıdır.Bende bu mantıkla sizin dusundugunuz bu yaklasım ile forumda daha once proje tamamda uygulamada nelere dikkat ediyorsunuz baslıgı altında bir konu actım.Ancak yeterli ilgi saglanamadı.Umarım siz bu baslık altında yeterli ilgiyi saglarsınız.Her kişinin gordugu hataları gorerek kendimizi daha da yetiştiririz.

Asagıdaki linkte konu baslıgına ulasabilirsiniz.

Saygılarımla…

İyi Çalışmalar…[/i][/b]

yapı denetim şirketine kontrol edilmek üzere gelen projelerde temel altına grobeton çizilmediği görülmektedir. Bilindiği gibi eğer projede temel altında grobeton işlenmemiş ise yerinde de beton dökülmeden donatılar mıcır, kum yada doğrudan toprak üzerinde işlenmektedir. işlenmiş demirlerin sonradan kaldırılarak zemin le demir arasında istenen paspayının sağlanması zorlaşmakta ve hatta çoğu zaman inşaat sırasında paspayının sağlanması ihmal edilmektedir. bunun sonucu malum temel demirlerinin kısa zamanda korozyona uğraması kaçınılmaz olur.
proje kontrol aşamasında konuya dikkat edilerek temel tabanında minumum 7 cm. lik ve C20 gro betonun mutlaka işlenmesinin sağlanması gerekir.

[i][b][SIZE=“3”][i]proje denetçilerine yapılan bu çağrı umduğum ilgiyi görmedi. sanırım proje denetçisi arkadaşlarımız gerçekten çok megul ve bu sitelerde zaman kaybetmek istemiyorlar. Benim ençok önem verdiğim konu mesleğimize elimizden geldiğince sahip çıkmak. bir işin en önemli sorunlarını ancak onu yapanlar bilir. çözüm de yine bu işle uğraşanlardan sağlanır. ancak konuya ilgi göstermek gerekir. ben bu anlamda temel tabanında gro beton konusunu işlemeye çalıştım . bu konu hakkında bile kimse yanlış yada doğru birşey söylemedi.
Yine şimdi bir konudan daha bahsedeceğim bakalım buna ne dersiniz?..

                  denetlediğim bazı projelerde balkon döşeme çıkma boyu ne olursa olsun, hareketli yükü da neolursa olsun her balkonda donatı fi 8/20

olarak görülüyor. yani bir metrelik balkonda da birbuçuk metrelik yada ikibuçuk metrelik balkondada aynı donatı… bu nasıl oluyor? değerli meslektaşlarım benim kanaatime göre bilgisayar programlarının kullanim hatasından kaynaklanıyor. balkonu bir kenarı boşta olduğu bu kenarde mesnet bulunmadığı eğer programa tanıtılmazsa program bunu basit döşeme olarak görecek ve sonuçta basit döşeme gibi çözecektir. bunun sonucunda konsol olarak çalışan bu döşemenin statik değer ve diğer etkileri dikkate alınmamış olacaktır. donatı eksik çıkacağı gibi aynı zamanda bu konsolun yatay ve düşey taşıyıcı sistemlere aktaracağı yüklerde hatalı olacaktır. böyle bir projenin konsol mesnedine donatı ilave edilerek projenin onaylanması hatalı olacaktır. proje müellifi tarafından tüm elamanları doğru tanımlanarak tekrar analiz edilmesi gerkir.konu hakkında görüşlerinizi eklemenizi bekler başarılar dilerim…[/i][/b][/i][/SIZE]

asmolen döşemelerde balkonlar doğrudan Asmolen döşeme gibi bilgisayardan çıktı alınarak aynen kalıp planlarına işlendiği görülmektedir. Bilgisayar programlarında asmolen döşeme bir konsol oalarak pratik bir tanımlama içermemektedir.Asmolen balkon yapabilmek için önce balkonun her iki yanundan konsol kirişler çıkmalı. Bu kirişler esas ve taşıyıcı olduğu için min. 25/30 ebadında olmalı. Mümkünse bir kolondan çıkmalı veya kirişe saplanmalıdır.
Bu iki konsol kirişine dış kenardan bir tali kiriş yani min.20/30 bağlanmalıdır. bu şekilde oluşturulan balkon çerçevesi içine asmolen döşeme yerleştirilebilir. Yoksa birçok projede rastladığımız gibi doğrudan asmolen döşemenin balkon gibi kalıp planına monte edilmesi halinde bilgisayar, kullanıcı adına bu asmolen döşemeyi balkon olarak tanımaz ama basit bir asmolen döşeme gibi çözerek proje müellifini yanıltmış olur. sayın proje denetçisi meslektaşlarımın da bu yanılgıya ortak olmamasını dilerim.

Sayın Pervane ;

Çok güzel bir yere dokundurma yapıyorsunuzda , proje denetçilerinin 3 halinden bahsetmek gerekir.

1-Bilgisizlik
2-İlgisizlik
3-Mevcudiyetsizlik

Bu üç grup toplamda o kadar büyük bir orana denk geliyor ki !

Diğer konulara gelince ;

-Grobeton konusunda durum şöyle ;

1.grup mühendisler de böyle bir detay akıllarına gelmiyor.

2.grup mühendislerin akıllarına geliyor ama taşıyıcı elemanların dışında olacak imalatları çizmeye çekiniyorlar.(İş kaygısı)

3.grup mühendisler ise çiziyor ama şantiyede kimse o detayı sallamıyor.:slight_smile:

Konsol demirleri konusuna gelince durum gerçekten öyle ve enteresan.Bir proje mühendisi olarak yıllarca o Ø8 i elle 14 veya 16 yaptım, aralıkları sıklaştırdım.Ama problemi sta4cad çözdü.Böyle hesap sonucu artık çıkmıyor.

Proje mühendislerinin ve denetçilerinin tamamen sayıların arkasına saklanmaları yanlış bence.Program Ø8 vermiş olabilir ama öyle olmayacağı belli.

-Asmolen konusunda l/5 sıkıntısı var aslında daha çok.Biliyorsunuz sehim hesabı gerektirmeyen yükseklik miktarı konsol kirişler için l/5.
Asmolen sisteme kirişler gözükmesin diye başvurmak zorunda kalıyoruz.
Sizin dediğiniz gibi asmolen sistem muhakkak kiriş sistemi içerinde olmalı.
Fakat bu l/5 olayı bazen sehim hesabı yapmaktan kaçınan meslektaşlarımız için sorun oluyor.
Sağolsun mimar arkadaşlar geniş balkonları, malsahiplerine işin gerçeğini anlatmak yerine direk uyguluyorlar.
Bu bazen etüdünü beğendirmek içinde olabiliyor.
Oysa ki o ağır balkonlar daha imalat esnasında bel vermeye başlıyorlar.

Bu sıkıntıları çözmenin en kolay yolu sizin amacınız gibi proje denetçilerinden geçiyor.
İMO yada görev düşüyor.Neticede yapı denetim her yerde yok.
Bazı odalardan nasıl projeler geçtiğini her yerde görüyoruz.Forumda resim olarak çok enteresan örnek var.

Benim değinmek istediğim, her şeyi standart ve yönetmelikler kapsamına alamayacağımızdır.Eğer alınırsa statik tasarım kavramı kalmaz.Projeler birbirine benzer , tipleşir.Bu bağlamda kanun koyucuların suçu yok.Uygulamacılar ile denetleyicelerde çözüm aramak gerekir.
Uygulamacılar iş kaygıları nedeni ile bazı şeyleri yapamadıklarıda gerçeği var.Fakat gelen uygunsuz talepleri oda veya yapı denetim yada belediye izin vermiyor şeklinde savuşturma yoluna gidiyoruz.Ama oralardan da açık kapı kalınca iş biraz daha sıkışmış oluyor.

Her şey ticari kaygılarda bitiyor.

Bu güzel yaklaşımınızı destekliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

[quote=Ahmet Pervane;40115][i][SIZE=3]denetlediğim bazı projelerde balkon döşeme çıkma boyu ne olursa olsun, hareketli yükü da neolursa olsun her balkonda donatı fi 8/20
olarak görülüyor. yani bir metrelik balkonda da birbuçuk metrelik yada ikibuçuk metrelik balkondada aynı donatı… bu nasıl oluyor?

Ahmet Bey paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum. Bir kere çoğu projeci tüm döşeme yüklerini aynı alıyor.Balkon,merdiven boşluğu gibi döşemelerde hareketli yükler farlıdır.Yük yönetmelğinde mevcut.Düzce’de bu konuya dikkat edilmiyor.Diğer illerimizde de durum pek farklı değildir.Donatıya gelince bir kere bu tür çıkmalarda 8’lik donatı kullanmamak gerekir.Ayrıca dağıtma donatısına da unutmamalı.

Saygılarımla! [/i][/SIZE]

Kolonun dış yüzüne kiriş yapıştırılıyor yada bir miktar kıiriş konsol çıkarak bu konsola diğer yönden gelen kirişi ucuna bindirilmektedir. Kolonun kenarına yapıştırılan kiriş ahşap bir dikmenin yanına çakılan ahşap bir 5/10 a banzetebiliriz. Betonarme bir kirişi lata gibi B.Arme kolona çakmak ne derece depreme dayanıklı yapı tasarım ilkelerine uygun düşüyor. Kolon ve kirişin birleşim kuralları bellidir. Ancak mimari kaygılarla bu tür işlemlerin yapıldığı görülmektedir. Çok kısa bir konsol kirişin ücüna diğer yönden gelen kirişin bindirilmesi ise kirişle kolon arasında kalan 15-20 cm. lik kısa konsol kirişin kesme güvenliği kontrol edilemiyeceğinden önemli sorun yaratacaktır. Yanı bu kısım iki mesnetli kiriş değildir. Bir konsol kiriştir.Bu nedenle bilgisayar programlarının bu kısmı kısa kiriş gibi algılaması mümkün olmadığından olumsuzluğu ifade edemiyecek ve çıktı alınmasında bir problem görülmeyecektir.
Ancak uygulamada bu şekilde yapılmış sistemde önemli çatlakların oluşacağını düşünüyorum. Depreme dayanıklı yapı tasarım ilkelerine aykırı olan bu tür tasarımlardan kaçınılması gerektiğine inaniyor konu hakkında meslektaşlarımın değerli fikirlerini dile getimeleri temennisi ile saygıler sunarım

[b][i][QUOTE=Ahmet Pervane;40339][COLOR=“Blue”]Kolonun dış yüzüne kiriş yapıştırılıyor yada bir miktar kıiriş konsol çıkarak bu konsola diğer yönden gelen kirişi ucuna bindirilmektedir. Kolonun kenarına yapıştırılan kiriş ahşap bir dikmenin yanına çakılan ahşap bir 5/10 a banzetebiliriz. Betonarme bir kirişi lata gibi B.Arme kolona çakmak ne derece depreme dayanıklı yapı tasarım ilkelerine uygun düşüyor. Kolon ve kirişin birleşim kuralları bellidir. Ancak mimari kaygılarla bu tür işlemlerin yapıldığı görülmektedir. Çok kısa bir konsol kirişin ücüna diğer yönden gelen kirişin bindirilmesi ise kirişle kolon arasında kalan 15-20 cm. lik kısa konsol kirişin kesme güvenliği kontrol edilemiyeceğinden önemli sorun yaratacaktır. Yanı bu kısım iki mesnetli kiriş değildir. Bir konsol kiriştir.Bu nedenle bilgisayar programlarının bu kısmı kısa kiriş gibi algılaması mümkün olmadığından olumsuzluğu ifade edemiyecek ve çıktı alınmasında bir problem görülmeyecektir.
Ancak uygulamada bu şekilde yapılmış sistemde önemli çatlakların oluşacağını düşünüyorum. Depreme dayanıklı yapı tasarım ilkelerine aykırı olan bu tür tasarımlardan kaçınılması gerektiğine inaniyor konu hakkında meslektaşlarımın değerli fikirlerini dile getimeleri temennisi ile saygıler sunarım
[/QUOTE]

Kısa kirişte maksimum kesme kuvveti ve momentler olusmakta bu nedenle kısa kirişte cok sık etriyeler ve cok fazla mesnet donatıları olusmakta.Bu nedenle beton dokumu sırasında kesitte donatı sıklıgından segregasyon kacınılmaz olmakta.

Saygılarımla…

İyi Çalışmalar…[/COLOR][/i][/b]

TDY nerede olduğuna bakmaksızın, H>l/4 olan kısa kirişlere olumsuz bakıyor.
Çünkü böyle bir kiriş, kiriş davranışı göstermekten uzaklaşıyor.
Böyle bir kirişin güç tükenmesine ulaşmasının eğilme vasıtasıyla olması çok zor.
Geçen yüzyılda çeşitli uzunlukta kirişler üzerinde yapılan deneylerin açıklamaları ve deney sonuçları Uğur hocanın kitabında mevcut.Arkadaşların göz atmasını tavsiye ederim.
Eğilme vasıtasıyla güç tükenmesi yaşayamayan kiriş haliyle güç tükenmesine asal çekme gerilmeleri ile ulaşıyor.Böyle bir kırılmasının nasıl bir tehlike olduğunu Betonarme-I derslerinden beri tüm öğrencilere, mühendislere anlatıldığı için detaya girmiyorum.
Kısa kiriş ayrıca rijitliğinden dolayı iki kenarı kolona mesnetli olması durumunda, eksenel kuvvetleri kiriş için konulan max sınırı geçerek kolon davranışı da gösterebilmektedir.
Bu nedenle kısa kirişlere GÖVDE donatısıda konulmaktadır.

İde de önceden konsol kirişler kolonun diğer tarafından da sürekli değilse/devam etmiyorsa konsol olarak tanınmıyordu ve donatı detaylarıda konsol kiriş detayı olarak alınamıyordu.Şimdi düzeltmişlerdir.Bu durumun dışında bilgisayarda çubuk eleman olarak modellenen kirişlerde sıkıntı olacağı düşünmüyorum.Hesap sonuçlarında böyle bir kiriş görmedim.Ama duruma göre kesme problemlerinden dolayı kiriş boyutlarını değiştirdiğim çok olmuştur.

Bu olumsuz durum esasen inşaat mühendisliğinin biraz dışına kayıyor.Binayı 10 cm daha büyüteceğim zihniyeti ile tasarım yapan mimar ortaya böyle kirişler çıkarttırabiliyor.

İnşaat mühendisleri olarak görevimiz böyle olumsuzluk içeren yapının projelerini ve uygulamasını çok dikkatli yapmamız.Aksi takdirde dakika 1 gol 1.

Diğer arkadaşlarında konuyu katılması temennisiyle , saygılar…

[b][i] Değerli projeci arkadaşlar; lütfen bilgisayarınıza tanımladığınız projenin aks numara isim ve ölçüleri mimari proje aksları ile uyumlu olmasına dikkat edin. Mimari projede tanımlanmamış fakat statık projesini yapabilmek için gerek duyduğunuz diğer esas aksları tabii ki kullanabilirsiniz,ancak kalıp planlarında ve diğer detaylarda görünmesi gerekmeyen yardımcı aksların çıktı almadan önce düzenlenmesi yapılmalı, çıktıda görülmemesi sağlanmalıdır.

Denetime gelen bazı projelerde üstüste gelmiş akslar,gereksiz ve üstüste gelen ölçüler…
sonuçta en azından bilgisayardan çıkan projenizi bidefa kontrol ederek bu tür olumsuzlukların görülerek düzeltilmesi gerekir.

    Bu tür projelerin ozalitleri 5 takım olarak çekilmiş ve  odadan onaylanmış 

olarak denetime geldiğini düşünün. Proje denetçisinin size göre bu proje için ne yapması gerektiğini düşünüyorsunuz? Tabiiki tereddüt etmeden proje çizim kurallarına aykırı olması nedeni ile projeci arkadaşa iade etmesi gerekecektir. Sizce böyle bir projeyi iade eden proje denetçisi çook kıl bir mühendismidir?

Değerli forum üyesi arkadaşlarımı tenzih ederim. Bilgisayarda kart veya zuma oynama yerine bu forumda teknik konular üzerine kafa yoran hiçbir meslektaşımın böyle bir hata yapmıyacağına inaniyorum.

Konu hakkında değerli görüş ve düşüncelerinizi dile getirmeniz dileği ile selam ve saygılarımı sunarım.[/i][/b]

[b][i][QUOTE=Ahmet Pervane;40414][COLOR=“Blue”][b][i] Değerli projeci arkadaşlar; lütfen bilgisayarınıza tanımladığınız projenin aks numara isim ve ölçüleri mimari proje aksları ile uyumlu olmasına dikkat edin. Mimari projede tanımlanmamış fakat statık projesini yapabilmek için gerek duyduğunuz diğer esas aksları tabii ki kullanabilirsiniz,ancak kalıp planlarında ve diğer detaylarda görünmesi gerekmeyen yardımcı aksların çıktı almadan önce düzenlenmesi yapılmalı, çıktıda görülmemesi sağlanmalıdır.

Denetime gelen bazı projelerde üstüste gelmiş akslar,gereksiz ve üstüste gelen ölçüler…
sonuçta en azından bilgisayardan çıkan projenizi bidefa kontrol ederek bu tür olumsuzlukların görülerek düzeltilmesi gerekir.

    Bu tür projelerin ozalitleri 5 takım olarak çekilmiş ve  odadan onaylanmış 

olarak denetime geldiğini düşünün. Proje denetçisinin size göre bu proje için ne yapması gerektiğini düşünüyorsunuz? Tabiiki tereddüt etmeden proje çizim kurallarına aykırı olması nedeni ile projeci arkadaşa iade etmesi gerekecektir. Sizce böyle bir projeyi iade eden proje denetçisi çook kıl bir mühendismidir?

Değerli forum üyesi arkadaşlarımı tenzih ederim. Bilgisayarda kart veya zuma oynama yerine bu forumda teknik konular üzerine kafa yoran hiçbir meslektaşımın böyle bir hata yapmıyacağına inaniyorum.

Konu hakkında değerli görüş ve düşüncelerinizi dile getirmeniz dileği ile selam ve saygılarımı sunarım.[/i][/b][/QUOTE]

Sn. Ahmet PERVANE;
Biliyoruz ki yapının bir kac asamaları bulunmakta ve bunlar birbiriyle zincir halkası gibi birbirine baglıdır.Bir halkanın yanlıs olması bozuk olması o zincirin kullanılamaz hale gelmesi demektir.Bunun için yapının asamlarından birisi olan uygulama asamasının dogru olması için projenin okunabilirliginin iyi olması gerekmektedir.Bunun içinde;

1-) Aks isimlerinin dogru olarak verilmesi

2-) Kiriş isimlerinin oncelikle soldan saga daha sonra asagıdan yukarıya olmak uzere sıralı olarak verilmesi

3-) Kolon isimlerinin ve doseme isimlerinin sıralı bir sekilde soldan saga dogru verilmesi

4-) Ozellikle dosemelerdeki pilyelerin ve alt duz donatılarının cap aralık ve adetlerinin birbiriyle cakıstıgı yerlerin duzeltilmesi yani okunabilir bi sekilde ayrıstırılması (Kat planları içinde gecerli)

5-) Kat kalıp donatı planındaki kiriş acılımlarının kat kiriş acılımı paftasında sıralı bir sekilde olması ustaya hem hız kazandıracak hemde hata yapma oranını dusurecektir.Bazı projelerde kiriş acılımında kirişlerin sıralı olmaması kiriş isimlerinin aranması vakit kaybı ve hata yapmaya neden olacaktır.

6-)Kolon aplikasyon planında kacıklıkların olculendirilmesi

7-)Kat planında aks mesafelerinden bagımsız olan mesafelerin olculendirilmesi (Kırık olculerin verilmesi)

8-)Dairesel dosemelerde yarı capın proje uzerinde gosterilmesi ve bu dairesel kısımların akslara mesafelerinin verilmesi

9-)Bazı ayrıntıların sekil ile gosterilmesi gerekirse altına not yazılması (kancaların 135 derece olması vs vs,ornegin balkonlarda diş olması durumunda bu diş olculerinin sekil cizilerek verilmesi vs vs)

gibi bir kac ornek daha cogaltılabilir.(aklıma gelenler bunlar)

Kısaca proje asaması ne kadar dogru olursa olsun uygulama asamasının yanlıs olması onun dogru oldugunu gostermez.Bunun içinde biz muhendisler olarak proje asamasındaki verileri o kadar acık bir sekilde vermeliyiz ki ustaların zor okudugu projeyi en azından anlayacagı kadar acıklamalıyız diye dusunuyorum.(ornegin mesnet donatısı desek ustalar mesnet donatısının ne oldugunu bilmiyor hep şapo olarak biliyorlar.)

Saygılarımla…

İyi Çalışmalar…[/COLOR][/i][/b]

[b][i] Denetime gelen projelerin çoğunda deprem derzi bırakılmadığı görülmektedir. Ne mimari projede nede betonarme projesinde deprem derzi yönetmelik ve TSE 500 de belirtilen hesap koşullarına uygun derz gösterilmemektedir.

Denetim sonucunda deprem derzinin sağlanması için pratik olarak inşaat sırasında bitişik bina ile yeni bina arasına uygun ölçüde strafor konulması notu düşülerek proje onaylanmaktadır.Bazen 8-10 cm. ye varan derz bütün ölçüleri etkilemekte donatı boyları değişmektedir. Böyle oluncada yerinde uygulamanın yapılmayacağını peşinen kabul etmiş oluyoruz.Doğrusu bu şekilde gelen projeyi geri çevirmemek için böyle bir yönteme baş vurmak zorunda kalınmaktadır.

Deprem derzi işlenmedi diye mimari projeler ilgili oda projeyi reddetmiyor ve onaylıyor. inş. mühendisi de mimari projeye uyduğunu düşünüyor. Hatta proje müellifi yada işi takip eden müteahhit ilgili belediyenin deprem derzinin konulması nı istemediğini ifade ederek projelerinin bu nedenle reddedilmesini istememektedirler. Malum olduğu gibi ‘‘eğer siz kabul etmiyorsanız kabul eden yapı denetimler var. Gerekirse siz işi iade edin biz başka yapı denetimine gideriz’’ denilmektedir. Tam bu aşamada yapı denetimlerde çalışan peoje denetçilerinin iş birliği ve bu tür zorunlu uygulama konusunda standardı yakalamamızın gereğini söylemeye çalışıyorum. Proje için yönetmelik standartlar ve teknik kuralların askari müştereklerinin standart hale getirilmesi gerekmektedir.Yani deprem derzi yapılması zorunludur ve gereklidir. Bazı proje denetçilerin buna göz yumması tamamiyle iş kazanma amacına yönelik olup etik bir davranış değildir.

Deprem derzinin yapılmamasının pratik ve yasal bir yolu var ve ben bunu bilmiyorsam beni lütfen uyarın ve bunun açıklamasını yapalım ki denetçiler arasında farklı görüşler çıkmasın.

İlgi ve görüşlerinize arz eder saygılar sunarım.[/i][/b]

[b][i]Taşıyıcı sistem davranış katsayısı: deprem yönetmeliğinin 13. sayfasında tablo 2.5 de YERİNDE DÖKME BETONARME BİNALAR için 4 adet tarif verilmiştir.Dikkat edilmesi gereken nokta her maddenin ÇERÇEVE veya PERDELER İfadesinin vurgulanmasıdır. Yani oluşturulan yapı sisteminin ‘‘çerçeve teşkil etmesi ‘‘kolon ve kirişlerle çerçeve oluşturması’’ , bağ kirişli (boşluklu) perdeler veya boşluksuz perdeler veya çerçeveler ile boşluksuz ve/veya bağ kirişli (boşluklu)
perdeler’’ olarak tarif edilmektedir.

Şimdi soruma geliyorum.ekte sunduğum kalıp planında gördüğünüz sistem çerçeve oluşturuyormu? Bir dizi kolonlara dikkat edin. Bunlar y yönünde kirişlerle bağlı olduğu halde x yönünde hiç bir kiriş bağlantısı bulunmamaktadır.

Benim anladığım kadarı ile bu sistem çerçeve oluşturmadığı halde ayrıca deprem yüklerinin tamamı perdeler tarafından da taşınmıyor. O halde bu sistemde deprem yükünü azaltmaya yönelik olan R katsayısının uygulanması da yanlış sonuç doğuracaktır.

Bu konuda bilgisayar programlarının hata mesajı vermediği ifade edilerek örnekte görüldüğü gibi R kat sayısının 7 alınmasının uygun olduğu iddia edilmektedir. Görüşüme göre bilgisayar programlarında baştan döşemelerin sonsuz rijit kabul edilerek hesap yaplması nedeni ile sanki yatay deprem yüklerinin plaklar tarafından güvenle aktarıldığı kabul edilmektedir. Oysa bu durum aslında hesabın kolaylığı için ön görülen bir kabuldür.Gerçekte kolon ve kiriş bileşim noktalarında özellikle kirişlerde elastik ötesi deformasyonlarla enerji yutulması ile deprem enerjisinin azaltılması gerekmektedir. R kat sayılarının bu anlamda kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Eğer yapınız ekte sunulan proje gibi çerçeve oluşturmuyorsa R (deprem yükü azaltma kat sayısının ) uygulanması yanlış bir seçim olur diye düşünüyorum.

Sayın projeciler,sayın proje denetçileri ve Sayın hocalarım;ben yanlışmı düşünüyorum?[/i][/b]

[b][i]Sn Ahmet PERVANE eklentideki dosyayı indirdim.Sizin dediginizin dısında bu projede asırı derecede saplama kiriş kullanılmıs ve en kotusu eger yanlıs gormuyorsam 7 aksı uzerinde G-J aksı aralıgında yaklasık 610 cm kiriş kullanılmıs ve bu kirişe 2 adet saplama yapılmıs.Bina kenarlarındaki kısımlarda da saplama kiriş tercih edilmiş.Ve s114 kolonu ile s115 kolonu arasında D111-112-113-114 dosemelerinin ayıran ve 25 lik tasıyıcı kirişe 40 lık yastık kiriş yapılmıs ve bu da saplama.Bu kadar saplama kiriş yapılmasının nedeni nedir?(Sanırım mimari proje ve bina birinci kattan itibaren binanın sol kısmı haric diger kısımları 150 cm kapalı konsol olarak dusunulmus yani sahsi dusuncem mimari projenin etkisinin cok oldugunu dusunuyorum)

Saygılarımla…

İyi Çalışmalar…[/i][/b]

[b][i]sn.M.Kemal Varcan;

Öncelikle ilginiz için teşekkür ederim. Tespitleriniz ve teşhisiniz doğru. Esasen proje genel olarak depreme dayanıklı yapı tasarım kurallarına da uymuyor. Bu proje gerçekten kötü modelleme için açık bir örnek teşkil ediyor. Buna benzer ve buna yakın projeler genelde gelmektedir.

İfadenizden benim tespit ve değerlendirmelerimi doğru bulduğunuz anlaşılıyor. Ek olarak da diğer hataları ifade ediyorsunuz. Ben yinede karşı fikirlerinde ifade edilmesini bekliyorum. Çünkü projeyi onaylamadığımız zaman projecilerden çok enteresan savunmalar geliyor.

Bu tür savunmaların böyle er meydanında açık olarak yapılmasını istiyorum.böyle projeleri yapıp ‘‘imzalamazsanız imzalayacak olan yapı denetimler var’’ diyenlerin burada açıkça meydana çıkmalarını istiyorum. Hatta bu tür projeleri onaylayan yapı denetimlerdeki proje denetçilerinide açıkça meydana çıkmalarını ve yaptıklarını savunmalarını istiyorum.

Eğer bizim bimediklerimiz de varsa onlardan öğrenip ‘‘Bana bir kelime öğreteninde kölesi olmak’’ şeref verir.

Selam va saygılarımı sunar başarılar dilerim.[/i][/b]

[i][b]Denetime gelen projelerde genel olarak merdivenlerle ilgili hatalar çoğunlukta sayılabilir. Bazı projelere hiç merdiven detayı bile konulmamakta bazı detaylar ise mimari projeye bile uymamaktadır. Bazı projelerde detayler varsa bile statik ve betoarme hesapları bulunmamaktadır.

Bazen merdivenin hesaplarda yapı ile birlikte dikkate alınmadığı görülmektedir.

Bilindiği gibi projeler hazır programlarla çözülmektedir.Yapı ile merdiven ilişkisi üç değişik konmda ele alındığı görülmektedir.

Birincisi: genel olarak merdivenler basit bir döşeme gibi tanımlanarak yapıya yüklerin etkitildiği düşünülmektedir. Ancak böyle bir tanımlamanın yapıya olumsuz etkileri ciddi ve zararlı olacaktır. Merdivenin boşluk alanını bilgisayarın görmesi gerekirken döşeme tanımlandığı için bu alanın bilgisayar tarafından boşluk olduğu anlaşılmamakta ve hesaplar yanlış yapılmaktadır. Buna göre yükleme merdiven yüklerinin etkilediği noktalarda olmayacak, gerçek yüklemenin yerine farklı bir yükleme oluşacaktır.

İkincisi: bazen merdiven boşluğu tam boş olarak tanımlanmakta merdivenin hiç bir etkisi dikkate alınmadan hesaplar yapılmaktadır ki bu şekilde yapılan hesaplarda yanlış tır.

Üçüncüsü: ise merdivenin doğru olarak bilgisayara tanımlanması halinde merdiven bölgesinde oluşacak olan diyagonal etkisi nedeni ile rijitlik dengesinin görülerek buna göre önlem alınabilir. Sahanlıklı merdivenlerde sahanlık kirişlerin bağlandığı kolonlarda kısa kolon oluşumu dikkate alınmalı. Deprem esnasında bu nedenle kolonlara gelecek olan yatay ve tekil yüklerin değerlendirilmesi gerekir. Buna benzer sorunlardan kurtulmak için merdivenin en alt basamağı ve sahanlığa oturan basamağı serbest bırakarak kayıcı hale getirilmesi önerilebilir…

STA 4 programında merdivenleri yapı içinde tanımlama imkanı bulunmaktadır. Ancak tanımlama sırasında merdivenin mesnetlenme durumu doğru olarak tanımlanmalı ve detaylarda da bu durumu dikkate almak gerkir.

sn. Sadık Köseoğlunun ‘‘merdivenler’’ kitabi faydalı olabilir.
‘‘sn.Nejat Bayülke (inş.y.müh) depreme dayanıklı yapı tasarımı’’ adlı eserinin 2001 baskısı 96. sayfasında açık ve anlaşılır bir detayı mevcuttur.

Konunun daha geniş ve kapsamlı bir şekilde tartışılmasında yarar var. Konuya katkı koyan tüm arkadaşlara teşekürlerimi ve saygılarımı sunar başarı dileklerimi arz ederim.[/b][/i]

[i][b]Proje hataları başlığı altında çalışırken daha ilginç bir sorunla karşılaştık. bunu sizinle paylaşmadan edemedim.

bilindiği gibi 2007 Türkiye deprem yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bu durumda 1998 ABYYH yönetmelik ise yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak hala 1998 yönetmeliğine göre proje yapanların bulunduğu ve hatta bazı Yapı denetim şirketlerindeki Proje denetçileri tarafından onaylanmakta olduğunu görmek beni gerçekten şaşırttı. Daha önemlisi bu tür projelerin inş. müh. odası ve hatta Belediyesince de onaylandığı konusudur.

Bu yönetmeliklerin herkesin kendi isteğine göre uygulanma şansı gerçekten var da bizmi bilmiyoruz?

Ne dersiniz? Değerli meslektaşlarım. Cahil müteahhit, cahil taşeron ve cahil yada çıkarcı mal sahipleri ile hep birlikte uğraşmak yerine kendi meslektaşlarımızla mı uğraşmamız gerekiyor???
Tüm okurlarımıza saygılar sunarım.

[/b][/i]

Sn Ahmet PERVANE;

Sizin bu degindiginiz konuyu bende cok karsılastım ve halen bu sekilde devam etmekte hiç bir sekilde kontrol mekanizması yok maalesef.Kimse kontrol yapmıyor.Bu degindiginiz konuyu Sn.Salih PEHLİVAN’ ın acmıs oldugu İMO ile ilgili konuda soylemiştim.Sadece bunu kontrol etmek onemli degil analiz raporlarıyla oynamalar dahi yapılmakta.Bunlar hiç bir sekilde kontrol edilmemekte.Sonuc olarak hep acılar goruyoruz.Biz yapılarda yapılan hataları elestirirken kendimizi de elestirmemiz gerekmekte aslında.Bu da buna bir ornek olarak gosterilebilir.
Ancak bu durumun bu sekilde olmasının sebebide piyasanın kotulugu.Piyasadaki işlerde azalma, proje fiyatlarının cok asırı derecede dusmesi,cok ucuk kırımların yapılması diye dusunuyorum.Tabiki istisnalar kaideyi bozmaz.


Saygılarımla…


İyi Çalışmalar…

[b][i]Proje hataları 6 da açıklamaya çalıştığım ‘‘DEPREM DERZLERİ madde 2.10.3’’ ile ilgili olarak forum da yazan olmadı. Ancak projeci mimarların bazıları konu ile ilgili olarak ‘‘Belediyeleri suçlamaktadırlar. İmar durumu belgesinde kitle tespitinde Belediyelerin deprem derzini dikkate almadıkları ve mevcut arsada deprem derzi için gerekli olan terketme alanı işaretlenmemektedir. Bu deprem derzi boşluğu mevcut binalardada bırakılmamış olması nedeni ile yapı sahibi aleyhine bir sonuç meydana geldiğinden proje tasarım işlemi sırasında yapı sahibi aleyhine yapının daraltılmasının mümkün olmadığı’’ nı ifade etmektedirler.Yani T.Deprem Yönetmeliğindeki bu maddenin uygulama kabiliyetnin bulunmadığı söylenmektedir.Pes doğrusu devletin belli makamlarından uygulanması zorunlu olan bir yönetmelik hazırlanıyor ama bunun uygulanması denetlenmiyor. Yine kamu kuruluşu olan Belediyeler verdiği imar durum belgesinde deprem derzinin kitleye dahil etmeleri ise yönetmeliğin uygulamasını zora sokuyor. sonuçta Belediyelere gelen projelerde Deprem derzi bırakılmadığı halde projeler onaylanarak ruhsat veriyorlar. Bu işin sorumluluğunu yalnızca proje denetçilerine yüklemek nekadar adilane bir davranıştır. Bunu hem Belediyelerin ilgili makamlarına ve hemde bu yönetmelikleri hazırlayıp uygulamaları denetlemekle görevli kamu makamlarına sormak istiyorum.

İşin başında kimse soromluluğuna sahip çıkmıyor ama sonunda bir sorun çıktığı zaman günah keçisi aranacaktır. Geçmişte Fenni sorumluluk konusu zamanla iyice sulandırılıp sonunda işlemez hale getirdiğimiz gibi şimdide Son deprem yönetmeliği de şurasından burasından uygulamaları yozlaştırarak işlemez hale getirirsek herkes çıkarları doğrultusunda yorumlayıp uygulamaya devam edecektir. Böylece Hepimiz elbirliği ile bindiğimiz dalı kesip Deprem çukuruna halkımızla birlikte gömülmeye layık olduğumuzu ispetlamış oluruz.
Bütün meslektaşlarıma, Belediyelerdeki yetkililere,Tümünü denetlemekle görevli kamu görevlilerine sağlık sihhat ve allahtan deprem göstermemesi dileklerimi sunar başarılar dilerim.[/i][/b]