Özellikle bu yazıda yıkıma uğrayan otoyol projelerinden söz etmek istiyor ve bilinçli ya da bilinçsiz bilgi noksanlığından kaynaklanan yanlış güzergah (geçki) seçiminin sonucu olduğunu belirtmeye gereksinim duyuyoruz...
Şekilde Ankara-Gerede-Düzce-Akyazı-Kocaeli geçkisi üzerinde geçek otoyolun ekonomik işletme kapasitesinde olup olmadığı sorunu bir yana, Gerede'den sonra tümüyle kuzey fay hattını izlediğini görüyoruz. Yukarıda değindiğimiz deprem zararlarının hemen tümü, projede geçkinin yanlış seçilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Otoyolun yapım maliyeti büyüdüğü gibi, depremden kullanılmaz duruma gelmesi olasılığı da artmış, Ankara-Kocaeli arasındaki ulaşım süresi de güneyden geçmesi uygun olacak alternatif projeye göre, iki katına çıkmıştır. Ayrıca bu otoyol, buzlanma nedeniyle, kış mevsiminde sürücüler tarafından da tercih edilmemektedir.

Şekilde, daha uygun olan seçenek gösterilmiştir. Bu seçenek kabul edilmiş olsaydı, Ankara'dan İstanbul'a 90 dakikada ulaş mak olanaklıydı ve yol geçgisinin (güzergahın) fay hattından uzaklaşması gibi bir üstünlüğü de söz konusu olacaktı.

Kuzey fay hattı boyunca Ankara'dan Kocaeline uzanan şimdiki otoyol üzerinde Işıklı ve Çamlıdere barajları yer almakta ve baraj gölüne, kanserojen olefin ve parafin türevleri bulaşmaktadır. Bir başka sakıncası da, çok verimli tarımsal alanlardan geçmekte ve doğayı zedeleyen yeni yerleşim birimlerinin oluşumuna neden olmaktadır.

ALINTI : Jeoloji Mühendisi Suay Karaman
__________________________________________________ ______

Konuyla ilgili bir başka haber;

...Yaklaşık 450 km uzunluğundaki Ankara-İstanbul otoyolunun 250 km (%50) ‘sini kazma-kürek vurulmadan bütün ilgililerin (Daire başkanından Cumhurbaşkanına kadar, tamamı yüksek tahsilli 250 bin üyeli TMMOB tarafından) bilgilendirilmesine ve uyarılmasına karşın,

diri (hareket halinde olan) Kuzey Anadolu Fayı (KAF) üzerine yerleştirilmiştir. Böylece Ulusal servetten 2 milyar dolar boşa-başa-taşa atılmıştır...