Orijinalini görmek için tıklayınız : B420b çeliği akma mukavemeti



hvural
29-02-2012, 10:30
herkese selamlar zemin+7katlı bir binada kullanılan B420B celiğinin Q8-12-14 ve 16 cubuklarında labaratuvardan gelen test sonucları akma mukavemetinin, deprem yonetmeliği min koşul 420mpa altında oldugunu gosteriyor ancak kopma birim uzaması %12 nin üzerinde yani min koşulu sağlıyor. Sizce bu donatının kullanılması sakıncalımıdır ve akma dayanımının min değerin altında olması bu donatının olması gerekenden daha sunek davrandığını gösterirmi SAYGILAR.

alkimefe
29-02-2012, 13:04
420 mpa dan düşük gerilmede akan çelik kullanılamaz demiyor ki yönetmelikte. yükseği kullanılamaz diyor. hesapta kaç alınmış? çok büyük fark var mı? BA kesitler sınırda çalıştırılmamışsa bir sorun olmaz. deneyden çıkan sonuç nedir?

hvural
02-03-2012, 09:36
deprem yonetmeliği minimum koşul ne demek bunu acıklatma bana kardeş sen insaat muhendisimisin kendini tanıtırsan bir zahmet?

altugg
02-03-2012, 10:19
''Soğukta haddelenmiş çeliğin, belirgin bir akma noktası olmadığından, akma dayanımı şöyle belirlenir:Çekme deneyi yapılır, σs- εs eğrisi çizilir. 0.002 kalıcı deformasyonundan çıkış doğrusuna paralel çizilir.Paralelin b eğrisini kestiği noktaya karşılık gelen gerilme soğukta işlem görmüş çeliğin akma dayanımı olarak alınır.'' Ayrıca Sıcakta haddelenmiş çelik (a) daha sünektir.Soğukta işlem görmüş çelik (b) gevrektir.Soğukta işlem görmüş çelik (b) deprem bölgelerinde kullanılmamalıdır..Biz betonarme yapıların projelendirilmesinde sünek kırılma olayının gerçekleşmesini isteriz.Sünek davranışa sahip elemanlardan oluşan bir sistemin göçmesi ani olmaz.Gevrek davranışa sahip bir yapı elemanı, uyarıcı deformasyonlar göstermeden ani olarak kırılacağından yıkılmadan önce önlem alma veya yapıyı boşaltma imkanı olmaz.Gevrek davranan elemanların enerji tüketebilme yeteneğide son derece sınırlıdır.Bu yüzden deprem bölgelerinde s420b çeliği kullanılmamalıdır.

alkimefe
02-03-2012, 10:51
Sayın hvural,
Ben Alkım Efe İLTER 5 yıldır proje mühendisliği yapıyorum.

"
3.2.5.3 – Etriye ve çiroz donatısı ile döşeme donatısı dışında, nervürsüz donatı çeliği
kullanılamaz. Ayrıca, 3.2.5.4’te belirtilen elemanlar hariç olmak üzere, betonarme
taşıyıcı sistem elemanlarında S420’den daha yüksek dayanımlı donatı çeliği
kullanılmayacaktır. Kullanılan donatının kopma birim uzaması %10’dan az
olmayacaktır. Donatı çeliğinin deneysel olarak bulunan ortalama akma dayanımı, ilgili
çelik standardında öngörülen karakteristik akma dayanımının 1.3 katından daha fazla
olmayacaktır. Ayrıca, deneysel olarak bulunan ortalama kopma dayanımı, yine deneysel
olarak bulunan ortalama akma dayanımının 1.15 katından daha az olmayacaktır
"

DBYYHY'07 sayfa 31 madde 3.2.5.3

hvural
05-03-2012, 09:23
sayın Alkım Efe verdiğiniz bilgi için tesekkur ederim ancak farkındaysanız ben S420 çeliğinden bahsetmiyorum sizin de bildiğiniz gibi S420 çeliği suanda yaygın olarak üretilmemekte ve TS 708 NİSAN 2010 STANDARTI yeni çelik sınıfı için çıkmış bir standarttır ve üretilen yeni çelikler B420B B420C B500B VE B500C olmak üzere değiştirildi ancak bu sınıf çeliklerin bazılarının akma mukavemeti deprem yonetmeliği minimum akma mukavemet değeri olan 420 mpa altında cıkmakta bazı labaratuvarlardan aldığımız raporlarda bu çeliğin kullanılmasını sakıncalı buluyor ancak kullanılan yaygın donatı B420B ve bu bir çelişki teşkil ediyor ben de bunu paylaşmak istedim bu durumla karşılaşan başka kimse olmadımı merak etmekteyim saygılar.

ytu_hakansahin
05-03-2012, 13:56
Sayın hvural

Sorunuzla ilgili özet tablo aşağıdadır.

Buradan görüleceği gibi B 420B çeliği yapılarda kullanım açısından uygun görülmemektedir.

Ayrıca yönetmelik de incelenirse ilgili akma değerleri minimum değerlerdir. Yani akma mukavameti ve birim uzama değerleri yetersiz donatı yapılarda kullanılamaz.

Selamlar.

Hakan.


http://e1203.hizliresim.com/v/5/385qk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Bu özet tablo "A.Topçu Betonatme Ders Notlarından" alınmıştır.

hvural
05-03-2012, 15:43
bu tablo bende de mevcut ve derdimi acıkca ifade etmekte. ben siteye upload edemediğim için bu tabloyu koyamadım. Suanda yapılarda B420B celiği kıullanılmakta ve bu donatının kullanılması oldukca sakıncalı ancak üretilmeye ve kullanılmaya devam edilmekte umarım bu belirsizlik biran önce ortadan kaldırılır ...

alkimefe
06-03-2012, 07:50
sayın hvural,
ilk sorunuzdan "donatılarınızın 420 mpa dan düşük gerilmede aktığı ve bu nedenle kullanıp kullanamayacağınızı" sorduğunuz anlaşılıyor. belirtilen oran akma sonrası platonun uzunluğunu arttırmak ve plastik davranışın sonuna geldiğinde pik yaparak göçmeyi sağlamak içindir. gerekli açıklamayı arkadaşlar yapmış sizin de konu hakkında bilginiz var zaten.

h.aydoğdu
07-03-2012, 10:48
Sayın ''hvural'' soğukta işlem görmüş çeliklerde de yukarıdaki paylaşımda şekilde gösterilen plato bölgesi bulunmaz ve akma sınırı %0.2 kalıcı şekil değiştirme kuralı ile hesaplanır. Karbon oranı yüksek çeliklerde ve soğukta işlem görmüş çeliklerde plato bölgesinin yok olması ile birlikte akma sınırı ile çekme dayanımı arasındaki fark azalır. Bu çeliklerde aynı zamanda sünekliğin bir ifadesi olan kopma uzama oranları da azalmaktadır. Bu nedenle Afet Yönetmeliğinde (deneysel çekme dayanımı/
deneysel akma sınırı) oranına minimum 1.25 sınırının getirilmesi, hem kesitlerin plastik mafsallaşmadan sonra ani göçmesinin önüne geçmek, hem de daha sünek malzeme kullanılmasını sağlamak amacına yönelik olabilir.Ayrıca Demir içindeki C oranının artması, mukavemeti olumlu etkilerken, kaynaklanabilirlik özelliğini ters yönde etkilemekte ve malzeme kırılganlasmaktadır.

Şimdi bu konu ile ilgili bir araştırma deneyinden bahsetmek istiyorum.Konuyu istatislik ve grafik karmaşısına boğmadan özet olarak şunu söylemek istiyorum.Alınan çeşitli çaplardaki donatılardan uygulanan deneylerden yola çıkarak TS 708 “Beton Çelik Çubukları” standardını sağlama oranı %69.5 ile %100 arasında değişmektedir. Özellikle büyük çaplardaki çubuklarda %90’ın üzerinde standarda uygunluk sağlanmıştır. Benzer değerlendirme Afet Yönetmeliğine uygunluk açısından yapıldığında ise farklı bir durum ortaya çıkmakta, oranlar önemli oranda düşmektedir. Bazı çaplarda denenen numune sayısı 40-64 arasında değişirken diğer bazı çaplarda ise 200’ün üzerine çıkmıştır. Bu nedenle sonuçların genel eğilimi göstermek açısından yeterli oldukları düşünülebilir. Bu durumda,sonuçların TS 708 standardı’na uygunluğu özellikle büyük çaplarda (Ø ≥ 12 mm) % 90 oranlarına çıkabilirken (Ø 16: % 88.9), Afet Yönetmeliği koşullarını sağlayan çubukların oranları çok düşük kalmaktadır. Ø 8 ve Ø 26’lıklar dışındaki çubuklarda % 70’in üzerindeki oranlarda söz konusu yönetmeliğin sağlanamadığıgörülmektedir (sağlanmama oranları Ø 8: %58, Ø 26: %66). Bu aykırılıkta, bazı çeliklerde akma sınırının 420-546 MPa aralığına girememesi yanında asıl belirleyici olan etkenin (Deneysel Çekme Dayanımı / Deneysel Akma Sınırı) ≥ 1.25koşulunun sağlanamaması olduğu anlaşılmaktadır.Sonuç olarak “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik”in 1998 baskısında, TS 708 “Beton Çelik Çubukları” standardında bulunmayan bazı koşullar yer almaktadır. Yönetmelik akma sınırına bir üst sınır getiriken, (Deneysel Çekme Dayanımı / Deneysel Akma Sınırı) oranına bir alt sınır getirmiştir. Bu koşullar özellikle yapıların deprem etkileri altındaki davranışları açısından gereklidir. 2000 yılına ait bir örnekleme yapılarak, denenen çeliklerin büyük oranda TS 708 standardına uygun oldukları, ancak Afet Yönetmeliği’ni aynı oranlarda sağlayamadıkları gözlenmiştir. Bu nedenle Türkiye’de üreüretilen çelik donatı çubuklarının üretim aşamasında gerekli değişikliklerin yapılarak yönetmeliğe uygun hale getirilmesi gerekir. Öte yandan son günlerde Afet Yönetmeliğine uygun olan donatıların “deprem çeliği”, ya da “sismik çelik” adları ile satıldıkları ve özel istek üzerine üretildikleri gözlenmektedir. Oysa yurdumuzun büyük bölümünün deprem kuşağında olduğu düşünülürse, tüm çeliklerin bu özelliklerde olması gereği ortaya çıkacaktır. Ayrıca TS 500 standardında, çelik çubukların sağlaması gereken koşullar Afet Yönetmeliği’ne göre yeniden düzenlenerek deprem etkisindeki yapılar ile ilgili ayrı bir bölümde verilmelidir.

Kaynak Prof. Dr. M. Hulusi ÖZKUL İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi, İstanbul



Saygılarımla iyi çalışmalar.