Ş.ÇELİK
12-07-2007, 11:59
NEDEN?
Şehircilik; şehrin sosyal, fiziksel ve ekonomik mekanın organizasyonudur. Bu yüzden tüm yaşayanların; mühendislerin, şehir ve bölge plancılarının, mimarların, iktisatçıların, sosyal bilimcilerin, çalışanların, işsizlerin yani tüm halkın katıldığı bir alanı ifade eder.
Oysa bugün, ne yazık ki, kentlerimiz ve yaşam alanlarımız bir şeylere “dönüştürülürken” kimseye söz hakkı verilmemekte, oldubittilerle işler yürütülmekte, bazı toplantılar yaparak “katılım” olgusunun gerçekleştirildiği düşünülmekte, bu sürecin sonunda yoksullar kent dışına sürüklenmekte, merkezler sadece belirli sermaye gruplarına uygun görülmekte, değerli kamusal alanlar süslü projelerle peşkeş çekilmektedir. Her gün sayısız operasyon projelendirilerek kentliyle adeta dalga geçilmektedir. Şehirler uluslararası ve ulusal sermayenin oyun alanına dönüştürülmektedir.
Böyle bir gerçeklikte kenti şekillendirenlerin, yaşayanların ve değiştirebilecek olanların şu anki durumu ise oldukça vahimdir. Bugün susmak gerçekten de yapılanlara ortak olmak anlamına gelmekte ancak yapılacak olana dair hiçbir zemin bulunmamaktadır. İyi niyetli faaliyetler ise dar alanlarda sıkışıp kalmaktadır. Suskunluk bir deli gömleği gibi üzerlerimize yapışmış, plancıları, mimarları, mühendisleri, işçileri, yoksulları çaresiz bırakmıştır.
Bu saldırılara sen de sürekli “artık yeter” diyorsan, kentine ve kentlilere sahip çıkmak istiyorsan; ortak yaşam alanlarımızı üretebilmek için bu davet sanadır. Başka bir yaşam için buluşalım.
Her cuma, saat 19:00'da, Taksim Karakedi Kültür Merkezi'nde toplanıyoruz. Karakedi Kültür Merkezi, Bekar Sokak No:16'da...
İMECE’ye ulaşmak için: [Only registered and activated users can see links]
İMECE iletişim grubuna üye olmak için: [Only registered and activated users can see links]
Beykoz'da Acaristanbul eyleminden bir kare...
İMECE
Toplumun Şehircilik Hareketi İlkeleri
Şehircilik; sosyal, fiziksel ve ekonomik mekânın organizasyonudur. Bu yüzden tüm halkın katıldığı bir alanı ifade eder.
Hareket tüm mevcut siyasi, mesleki ve sivil örgütlenmelerden bağımsızdır. İlkeleri doğrultusunda herkese açıktır.
Hareket kente yapılan saldırılar karşısındaki tüm mücadelelerde aktif olarak yer alır ve mücadeleleri bütünleştirici bir zemin olarak eylemliliği ve üretimi hedefler.
Kentler bir grup sermayedarın değil; ırk, din, dil, cinsiyet ve statü farkı gözetmeksizin tüm halkındır.
Planlama her bireyin eşit olarak katılması gereken bir süreçtir, sadece uzmanlara devredilemez. Kentler yaşayanların gereksinimlerine göre yaşayanlarla birlikte şekillendirilir. Her kim tarafından yapılırsa yapılsın, toplum yararını gözetmeyen her türlü plan temelden reddedilir.
Bu hareket, kamusal alanı sadece ortak kullanım mekânları değil tüm doğal ve yapay çevre olarak kabul eder. İktisadi akıl ve iktidar tarafından işgal edilmiş kamusal alanın toplumun karar alma becerisini geliştirmesi yönünde büyütülmesini amaçlar.
Kentte ve kırda yaşanan problemler siyasi ve ekonomik menfaatler için bilinçli olarak üretilmiş politikaların sonuçlarıdır. Aynı politik anlayışla üretilen projelerle bu yapısal sorunlar çözülemez.
Kent ve doğal çevre meta değildir; pazarlanamaz. Mekânın değişim değeri değil kullanım değeri esastır.
Hareket, mekânlara kimliğini veren tüm doğal ve kültürel değerlere yapılan saldırıların karşısındadır.
Kentlere tepeden inme kimlikler biçilemez. Mekâna anlamını üretim ilişkileri, tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve doğal yapısı verir. Kentler yapay kimlikler biçilerek birbirleriyle yarıştırılamaz, kendi öz kimlikleriyle birbirlerini tamamlar.
Barınma, çalışma ve yaşam hakları temeldir. Bu hakların mülkiyet ilişkisinden kaynaklanan sınıfsal ayrımını reddeder.
Hareket, yurttaşları müşteri olarak gören tüm merkezi ve yerel yönetim anlayışlarını reddeder. Kamusal hizmetlerin sunumu özel sektöre devredilemez
Bilginin akademik ve kurumsal mülkiyetini reddeder. Bilginin, toplumsal bir olgu olarak toplumla beraber üretilip paylaştırılmasını amaçlar.
Hareket, akademik terimlerle yüklü hantal ve topluma uzak bir dil yerine canlı ve yaşayan bir dil kullanmayı savunur.
Hareket mevcut sistem karşısında savunmacı değil, kendi kendini kuran ve herkesi kapsayan bir alternatif olmayı amaçlar.
Bu İlkeler süreç içerisinde içerikleri ve temel fikirleri doğrultusunda, geliştirilebilir, değiştirilebilir ve bu ilkelere yenileri eklenebilir.
Şehircilik; şehrin sosyal, fiziksel ve ekonomik mekanın organizasyonudur. Bu yüzden tüm yaşayanların; mühendislerin, şehir ve bölge plancılarının, mimarların, iktisatçıların, sosyal bilimcilerin, çalışanların, işsizlerin yani tüm halkın katıldığı bir alanı ifade eder.
Oysa bugün, ne yazık ki, kentlerimiz ve yaşam alanlarımız bir şeylere “dönüştürülürken” kimseye söz hakkı verilmemekte, oldubittilerle işler yürütülmekte, bazı toplantılar yaparak “katılım” olgusunun gerçekleştirildiği düşünülmekte, bu sürecin sonunda yoksullar kent dışına sürüklenmekte, merkezler sadece belirli sermaye gruplarına uygun görülmekte, değerli kamusal alanlar süslü projelerle peşkeş çekilmektedir. Her gün sayısız operasyon projelendirilerek kentliyle adeta dalga geçilmektedir. Şehirler uluslararası ve ulusal sermayenin oyun alanına dönüştürülmektedir.
Böyle bir gerçeklikte kenti şekillendirenlerin, yaşayanların ve değiştirebilecek olanların şu anki durumu ise oldukça vahimdir. Bugün susmak gerçekten de yapılanlara ortak olmak anlamına gelmekte ancak yapılacak olana dair hiçbir zemin bulunmamaktadır. İyi niyetli faaliyetler ise dar alanlarda sıkışıp kalmaktadır. Suskunluk bir deli gömleği gibi üzerlerimize yapışmış, plancıları, mimarları, mühendisleri, işçileri, yoksulları çaresiz bırakmıştır.
Bu saldırılara sen de sürekli “artık yeter” diyorsan, kentine ve kentlilere sahip çıkmak istiyorsan; ortak yaşam alanlarımızı üretebilmek için bu davet sanadır. Başka bir yaşam için buluşalım.
Her cuma, saat 19:00'da, Taksim Karakedi Kültür Merkezi'nde toplanıyoruz. Karakedi Kültür Merkezi, Bekar Sokak No:16'da...
İMECE’ye ulaşmak için: [Only registered and activated users can see links]
İMECE iletişim grubuna üye olmak için: [Only registered and activated users can see links]
Beykoz'da Acaristanbul eyleminden bir kare...
İMECE
Toplumun Şehircilik Hareketi İlkeleri
Şehircilik; sosyal, fiziksel ve ekonomik mekânın organizasyonudur. Bu yüzden tüm halkın katıldığı bir alanı ifade eder.
Hareket tüm mevcut siyasi, mesleki ve sivil örgütlenmelerden bağımsızdır. İlkeleri doğrultusunda herkese açıktır.
Hareket kente yapılan saldırılar karşısındaki tüm mücadelelerde aktif olarak yer alır ve mücadeleleri bütünleştirici bir zemin olarak eylemliliği ve üretimi hedefler.
Kentler bir grup sermayedarın değil; ırk, din, dil, cinsiyet ve statü farkı gözetmeksizin tüm halkındır.
Planlama her bireyin eşit olarak katılması gereken bir süreçtir, sadece uzmanlara devredilemez. Kentler yaşayanların gereksinimlerine göre yaşayanlarla birlikte şekillendirilir. Her kim tarafından yapılırsa yapılsın, toplum yararını gözetmeyen her türlü plan temelden reddedilir.
Bu hareket, kamusal alanı sadece ortak kullanım mekânları değil tüm doğal ve yapay çevre olarak kabul eder. İktisadi akıl ve iktidar tarafından işgal edilmiş kamusal alanın toplumun karar alma becerisini geliştirmesi yönünde büyütülmesini amaçlar.
Kentte ve kırda yaşanan problemler siyasi ve ekonomik menfaatler için bilinçli olarak üretilmiş politikaların sonuçlarıdır. Aynı politik anlayışla üretilen projelerle bu yapısal sorunlar çözülemez.
Kent ve doğal çevre meta değildir; pazarlanamaz. Mekânın değişim değeri değil kullanım değeri esastır.
Hareket, mekânlara kimliğini veren tüm doğal ve kültürel değerlere yapılan saldırıların karşısındadır.
Kentlere tepeden inme kimlikler biçilemez. Mekâna anlamını üretim ilişkileri, tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve doğal yapısı verir. Kentler yapay kimlikler biçilerek birbirleriyle yarıştırılamaz, kendi öz kimlikleriyle birbirlerini tamamlar.
Barınma, çalışma ve yaşam hakları temeldir. Bu hakların mülkiyet ilişkisinden kaynaklanan sınıfsal ayrımını reddeder.
Hareket, yurttaşları müşteri olarak gören tüm merkezi ve yerel yönetim anlayışlarını reddeder. Kamusal hizmetlerin sunumu özel sektöre devredilemez
Bilginin akademik ve kurumsal mülkiyetini reddeder. Bilginin, toplumsal bir olgu olarak toplumla beraber üretilip paylaştırılmasını amaçlar.
Hareket, akademik terimlerle yüklü hantal ve topluma uzak bir dil yerine canlı ve yaşayan bir dil kullanmayı savunur.
Hareket mevcut sistem karşısında savunmacı değil, kendi kendini kuran ve herkesi kapsayan bir alternatif olmayı amaçlar.
Bu İlkeler süreç içerisinde içerikleri ve temel fikirleri doğrultusunda, geliştirilebilir, değiştirilebilir ve bu ilkelere yenileri eklenebilir.