HÜRRİYET – 26.03.2007 / YALÇIN BAYER
SAYIN Melih Gökçek’in Ankara’nın kent dokusunu yokedişini izliyoruz.
Kuğulu Kavşağı’ndan ve Protokol Yolundan sonra Ulus’un kent dokusunu da yokedecekmiş. Bu platformda sadece sayın Mahiye Morgül’den Melih Gökçek’in yaptıklarına bir tepki geldi. Mimar Mühendis Odalarımız suskun, sayın Emin Çölaşan’ın dışında basın suskun, kent plancılarımız suskun, politikacılar suskun. Hadi sayın Deniz Baykal, Melih Gökçek’le Atatürk Orman Çiftliği ve diğer konularda anlaşma içinde diyelim, Çankaya Belediye Başkanımız üniversite kürsüsündeki ağırbaşlılığını sürdürüyor, tepkisiz kalıyor diyelim, Ankara’nın projeci, başarılı Belediye Başkanı Murat Karayalçın niye susuyor anlamakta zorluk çekiyorum.
Protokol Yolu, Kuğulu Kavşağı tam bir köstebek yuvası, hemen de ağaçların yerini çirkin para kokan reklam panoları almış.
Eskiden belediye başkanlarından birisine ’Asfalt Osman’ denirdi, Osman Kibar’a, ama o kenti güzelleştirirdi, çirkinleştirmezdi.
Paris’te de kent sorununu çözmek için mimarlar, kent plancıları kafa yormuşlar, prefabrik yollar açmışlar, metroyu başarılı bir şekilde yapmışlar ama hiçbir zaman Yıldız’ın göbeğini oluşturan Charles de Gaulle Etoile Meydanı’na açılan ana yollar üzerinde bir Avenue Grande Armée üzerinde, bir Champs Elysées üzerinde köstebek yuvası açmamışlardır. Hatta; la Defense’dan bakıldığı zaman nerdeyse Versailles Sarayı’nın görünmesini bile planlamışlardır.
Sayın Melih Gökçek’in mimarları, danışmanları, kent plancıları acaba diplomalarını hangi mimarlık, kent plancıları okullarından almışlardır? Hiç içleri sızlamıyor mu yaptıkları karşısında?
Belediye başkanları politik kişiler olabilir, bugün var yarın yokturlar ama mimarlar, kent plancıları her zaman olmalıdırlar ve meslekleriyle ilgili Dalokaylar gibi anılmalıdırlar.
M.Kemal VARCIN
27-03-2007, 21:27
Bu durum sadece sn GOKCEK için mi gecerli?Yoksa buda secim oncesi bi provakasyon mu?Bana gore baska bi konu bulamadılar yuklenecek yer arıyorlar
M.Kemal VARCIN
30-03-2007, 12:12
Meyve veren agac taslanır.Bu soz gercekten cok dogru bakın emin colasan ve melih gokcek arasındaki tartısılan konuya ve sonucta neler oluyor?
[Only registered and activated users can see links]
Saygılarımla..
İyi Çalışmalar...
tufanozturk
30-03-2007, 12:19
komedi filmi gibi ya gerçekten okurken bile yerlere yattım gülmekten kimbilir programı izlesem ne olacaktı...:)
korbay_akci
18-10-2007, 14:20
Meyve veren agac taslanır.Bu soz gercekten cok dogru bakın emin colasan ve melih gokcek arasındaki tartısılan konuya ve sonucta neler oluyor?
Saygılarımla..
İyi Çalışmalar...
Yaa ne demezsiniz.Ne meyveler verdi o ağaç.Ankara'yı yazın ortasında susuz bıraktı kömür dağıttı yine oy kazandı.İmam zihniyetiyle şehrin belediyesini yönetme çabaları barajlarda ne kadar su kaldığından bile habersiz belediye başkanları yarattı.Olan yine Ankaralıya oldu.Ama olsun bir millet hak ettiği şekilde yönetilir ve bu ülkenin mühendisleri bile bu adamın yaptıklarını yadırgamıyorsa elelştiremez duruma geldiyse bu adama suç bulmamak lazım.Takdir ediyorum kendisini.Bilimden bilimsellikten uzak ranta dayalı kent yönetimi anlayışı ile bir kent böyle susuz bırakılır.Bizim Mühendislerimiz de meyve veren ağaç taşlanır der.Takdir ediyorum.Hayret ediyorum.
M.Kemal VARCIN
18-10-2007, 18:00
Yaa ne demezsiniz.Ne meyveler verdi o ağaç.Ankara'yı yazın ortasında susuz bıraktı kömür dağıttı yine oy kazandı.İmam zihniyetiyle şehrin belediyesini yönetme çabaları barajlarda ne kadar su kaldığından bile habersiz belediye başkanları yarattı.Olan yine Ankaralıya oldu.Ama olsun bir millet hak ettiği şekilde yönetilir ve bu ülkenin mühendisleri bile bu adamın yaptıklarını yadırgamıyorsa elelştiremez duruma geldiyse bu adama suç bulmamak lazım.Takdir ediyorum kendisini.Bilimden bilimsellikten uzak ranta dayalı kent yönetimi anlayışı ile bir kent böyle susuz bırakılır.Bizim Mühendislerimiz de meyve veren ağaç taşlanır der.Takdir ediyorum.Hayret ediyorum.
Sn Koray akci ankarayı daha once yoneten belediye baskanları acaba sn gokcek kadar calıstı mı acaba? Ya millet olarak artık bazı seylere gozumuzu acmamız lazım.Ya yapılan bir hata onca yapılan guzel hataları goz ardı ettirmemeli.(Ayrıca bu yazılan yazı mart ayında yazılmıs bir yazı o zaman susuzluk olayı yasamadı ankara.)
Ayrıca su sozunu yadırgıyorum:
İmam zihniyetiyle şehrin belediyesini yönetme çabaları barajlarda ne kadar su kaldığından bile habersiz belediye başkanları yarattı
Bence haksızlık yapmayın derim.Bir belediye baskanı begenilmiyorsa calısmıyorsa halk zaten ikinci secime bırakmaz.Ayrıca bu dusuncelere sahip olmamın muhendislikle de alakası yok.
Saygılarımla...
İyi Çalışmalar...
korbay_akci
18-10-2007, 19:26
Sn. M.Kemal Varçın,
Ben Melih Gökçeği daha önceki belediye başkanlarını beğendiğim için eleştirmiyorum.
''bu yazılan yazı mart ayında yazılmıs bir yazı o zaman susuzluk olayı yasamadı ankara'' diye yazmışsınız.
Sorun tam da burda başlıyor aslnda.Ülkemizde hakim olan yönetim anlayışı malesef sorunun en son aşamasında müdahale etme anlayışıdır.
Sorun risk teşkil ederken kimsenin haberi olmaz.Herhangi bir müdahale yapılmaz.Kurtboğazı barajındaki su düşüşü çok önce başlamıştır.
Asıl kuruluş amacı Ankara'da yaşayan insanların su ihtiyacını karşılamak olan ASKİ kendi alanı dışındaki işlere (park,havuz,yol,kavşak gibi) öncelik vermesi sorunun asıl kaynağıdır.
Belediyenin yaptığı kavşaklar ve yolları mühendislik ve kent mimarlığı açısından her zaman tartışırım.Çünkü bu işler mühendislik ve kent mimarlığı kurallarının dışına çıkan alel acele yapılmış oy toplama ve göz boyama işleridir.
DSİ'nin yapmış olduğu çalışmalara göre Ankara'nın su sıkıntısı çekmemesi için Kavşakkaya barjının 2005 yılı içerisinde hizmete açılmış olması gerekiyordu.Ancak bildiğim kadarıyla hala hizmete açılamadı.2007 yılında açılması planlanıyor.
Işıklı-Gerede sisteminin ise yine fizibilite raporlarına dayanarak 2007 yılı içerisinde devreye girmiş olması gerekiyordu.Fakat Belediye yapmış olması gereken yatırımları zamanında yapmayarak Ankara'nın su sıkıntısı yaşamasına sebep olmuştur.
DSİ kuyuları açmış ASKİ'ye devretmiştir.Fakat ASKİ kuyuların bakımını yapmamış; savaş,deprem ,vb durumlarda hayati önem taşıyan kuyular kullanılamaz hale gelmiştir.Parklar,bahçeler içme ve kullanma suyuyla sulamıştır.
Ankara içme suyunun şebeke kayıpları şu an ASKİ'nin resmi internet sitesine göre %30'dur.Scada sistemi doğru işletilememektedir.İvedik arıtma tesisinden çıkan 2 ana boru 2 gün arayla patlamıştı hatırlıyorsanız.Allahınızı severseniz bu işletme hatası değildir de nedir?Bu tesadüf değildir.
Peki su kesintilerine doğru zamanda başlandı mı?Hayır.
Gökçek şunları öneriyor:
15 dakika değil 2 dakika duş alın
Pisuara yarım basın
Tabak yıkarken şarıl şarıl su akıtmayın
Bol bol dua edin !
Vs bir sürü zırva
Gazeteyi saklıyorum size bir haberi ileteyim:
''OSTİM sanayi bölgesi 31.sokakta patlayan ve 5 aydır aralıksız akan su göz göre göre boşa akıyor'' 03.02.2007 Hürriyet Ankara
Ve Gökçek Ankarıların etmesi gereken duayı şu şekilde açıklıyor:
''Özellikle Kızılcahamam ve Çamlıdere'ye önce kar , sonra yağmur yağması için dua etsinler.Çünkü en iyisi böyledir.'' Melih Gökçek
''Allah yağmur vermezse bu işin çözümü ve tedbiri yoktur.Vatantaşlardan canı gönülden dua istiyorum'' Melih Gökçek 18.01.2007
Yorumu size bırakıyorum.
İşte imam zihniyeti burda başlıyor.Siz yadırgıyorsunuz beni ama Allah akıl vermiş,fikir vermiş.Bu işler mühendislik işidir.Çok büyük kuraklık olur o Allahın bileceği iştir ancak 4 büyük kentten Ankara'nın bu hale gelmiş olması Melih Gökçeğin ve ekibinin bilimden ve mühendislikten uzak bir anlayışla çalışıyor olmasına bağlanılabilir.
Ancak ben yine de duamı ederim.Allah büyük kuraklıklardan saklasın.Çünkü eğer bu zihniyet alkışlanmaya devam ederse işte o zaman işimiz gerçekten Allaha kaldı demektir.
Olayın politik yönü buranın konusu değil.Ben bir mühendis olarak olanları üzülerek izliyorum.Halkın gözünü boyamak ve kandırmak adına yapılan yanlış işlerden sonra sıkışınca hemen Allaha sığınan Melih Gökçeği kınıyorum.
Bir mühendis olarak olayları önce Allahın bize verdiği akılla bilim ve mühendislik çerçevesinde değerlendirilmesi ve önlemler alınması sonra işin Allaha havale edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Saygılarımla,