1architect
07-12-2006, 21:53
KONU : Bir yapı ya da yol düzenlemesi gibi kentsel mekanlarla ilgili kentsel sorunlar ve çözümleri
Kent planları, Türkiye'de yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında, doğal çevrenin korunması ile birlikte kentlerde yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturulmasının başlıca araçlardan biridir.
Kentsel tasarım son yıllarda yaygınlaşmış ve genel olarak kentin bir yöresinde (meydan, yaya yolu, kıyı gibi bölgelerinde), belediyelerin çoğunlukla politik kararına bağlı olarak ya bir çevre düzenleme projesi olarak oluşmaktadır ya da yıllarca çözülemeyen bazı sorunların kısa vadeli çözümüne yönelik olarak yarışma veya ısmarlama projelerden oluşmaktadır. Kentin her yöresi ile ilgili, her sorununu içeren tasarımsal bir süreçten yoksun , genelde birbirinden kopuk ve habersiz yapılan düzenleme proje ve uygulamaları ortaya çıkmıştır.
Kentsel Tasarım, günümüzde üzerinde sürekli tartışılan ve niteliği, kapsamı, disiplinler arası konumu henüz yasal olarak da tam olarak belirlenememiş bir kavramdır. Ancak, bazı belediyelerin çeşitli kentsel sorunların çözümünde kullandıkları bir araç olmaya başladığını görmek gerçekten ümit verici. Doğal olarak kendi içinde sorunlar yaşanmasına rağmen, disiplinler arası konumu ve kent ile ilgili pek çok mesleğin iç içe ve yan yana çalışması gerekliliğinden dolayı kentsel ölçekte yaşamsal sorunların kısa vadede ve etkin olarak çözümü için bir "Eylem Planlaması" yöntemi olarak düşünülebilmektedir.
Metropoliten Kent ölçeğinde büyükşehir belediyeleri , kent ölçeğinde ise belediyelerin teknik ve parasal bakımdan güçlenmeleri, planlama birimlerini geliştirmeleri ve kentlerine sahip çıkmaları gerekmektedir.
Ülke bütününde, "bütüncül ve sürdürülebilir planlama anlayışıyla", kalkınma planlarından kentsel tasarıma kadar her aşamayı kontrol eden, saydam ve etkin bir denetleme mekanizması kurulmalıdır
Kentsel tasarım; temelde "yaşanabilir kentler" in üretimini hedef almalıdır. toplumsal ve ekonomik koşullar ne olursa olsun, kentsel tasarım eylemi aslında "planlama kararlarının uygulamaya geçirilmesi", yani bizzat kentin yapım sürecidir. Gerek planlama, gerek kentsel tasarım eylemleri , plan-proje ile uygulama arasındaki bağları kurmalıdır.
Planlama sürecinin her basamağında kentsel tasarımın gerekliliğinden söz edilmelidir. Kentsel tasarım planlama sürecinin doğal sonucu olan mekansal kararların, kesin veya esnek olarak belirlenmesine yardımcı olmalıdır. Mekanla ilgili sonuçlar, sürecin sonunda değil, tümünde oluşmalıdır. Kentsel tasarımın temeli en başta atılmalı, planlama kararlarının yaşama aktarıldığı son aşamalara kadar daha da etkinleşen bir süreklilik içinde var olmalıdır.
Ülkemizde kentsel tasarım eylemleri konusunda geç kalındığını yaşantısıyla, trafik ve kent silüetindeki huzursuz resmiyle Bursa ‘ yı örnek gösterebiliriz.Bursa ili için rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz kentsel planlama sorunlarının başında şehriçi ulaşım sorunları gelmektedir.
Özellikle şehir trafiğinin en yoğun olduğu Cemal Nadir Caddesi-Atatürk Caddesi-İnönü Caddesi-Cumhuriyet Caddesi dörtgenidir. Toplu taşıma araçlarının ve şehir planına da bakıldığında anlaşılacağı gibi özel araçların Cemal Nadir Caddesinden çıkıp dörtgeni tamamlaması için zorunlu olarak girdiği Cumhuriyet Caddesi kent halkı için gerçek bir trafik kabusu.Belediyelerin farklı nedenlerle tarihi dokuyu sıkıştıracak kadar imar planlarında ki esnekliği bugün Bursa ‘nın büyük bir kentsel eyleme ihtiyaç duymasını doğurmaktadır.ilk eylemde doğal olarak ulaşımda yapılacak gerçekçi çözümlerdir.Cumhuriyet caddesi ve Cemal Nadir Caddesinin kesiştiği noktada ise başka bir sorun devreye giriyor ki bu da kent planlaması dikkate alınmadan tasarlanan Zafer Plaza’dır.Zaten yoğun olan trafiğin içinde bir girdap oluşturan Zafer Plaza konuk trafiği proje aşamasında nasıl olmuşta düşünülmemiş hayret verici doğrusu.Tabiki çözüm Hausmann’ın yaptığı gibi yer açmak için önüne geleni yıkmak olmayacaktır ,ancak yıkılması gereken yıkılmalı korunması gereken korunmalı,kısaca rasyonel bir ulaşım ağı oluşturulmalıdır.Tüm büyük kentlerin ortak problemidir bu ancak mesleğimizde çözümsüz problem yoktur.
Yapılması gereken açıktır: “Öncelikle kendimize, kendi kentlerimize, kendi sorunlarımıza, kendi kurum, kural ve kaynaklarımıza ve kendi mekansal planlama deneyimlerimize bakmak ve kendi mekansal planlama teorilerimizi kurmak. Elbette, bu arada yabancı planlama deneyimlerinden damıtılmış yabancı teorilere de bakmak, bunları kendi deneyimlerimiz ve teorilerimiz ışığında tartışmak durumundayız. Kaçınılması gereken, yabancı teorilerin perakende satışını yapmaktan öteye geçmeyen akademik uğraşlar ve yabancı planlama deneyimleri taklitidir.
Kentsel gelişmelerin, kentsel bütünlüğü gözeten ve hem mimarlık, hem de şehircilik uygulamaları açısından kentin tümünü hedefleyen karar ve politikaların üretilmesini sağlamaya yönelik olarak, mutlaka “kentsel planlama ve yönetim birliği” içinde gerçekleşmesi zorunludur.
Kent planları, Türkiye'de yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında, doğal çevrenin korunması ile birlikte kentlerde yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturulmasının başlıca araçlardan biridir.
Kentsel tasarım son yıllarda yaygınlaşmış ve genel olarak kentin bir yöresinde (meydan, yaya yolu, kıyı gibi bölgelerinde), belediyelerin çoğunlukla politik kararına bağlı olarak ya bir çevre düzenleme projesi olarak oluşmaktadır ya da yıllarca çözülemeyen bazı sorunların kısa vadeli çözümüne yönelik olarak yarışma veya ısmarlama projelerden oluşmaktadır. Kentin her yöresi ile ilgili, her sorununu içeren tasarımsal bir süreçten yoksun , genelde birbirinden kopuk ve habersiz yapılan düzenleme proje ve uygulamaları ortaya çıkmıştır.
Kentsel Tasarım, günümüzde üzerinde sürekli tartışılan ve niteliği, kapsamı, disiplinler arası konumu henüz yasal olarak da tam olarak belirlenememiş bir kavramdır. Ancak, bazı belediyelerin çeşitli kentsel sorunların çözümünde kullandıkları bir araç olmaya başladığını görmek gerçekten ümit verici. Doğal olarak kendi içinde sorunlar yaşanmasına rağmen, disiplinler arası konumu ve kent ile ilgili pek çok mesleğin iç içe ve yan yana çalışması gerekliliğinden dolayı kentsel ölçekte yaşamsal sorunların kısa vadede ve etkin olarak çözümü için bir "Eylem Planlaması" yöntemi olarak düşünülebilmektedir.
Metropoliten Kent ölçeğinde büyükşehir belediyeleri , kent ölçeğinde ise belediyelerin teknik ve parasal bakımdan güçlenmeleri, planlama birimlerini geliştirmeleri ve kentlerine sahip çıkmaları gerekmektedir.
Ülke bütününde, "bütüncül ve sürdürülebilir planlama anlayışıyla", kalkınma planlarından kentsel tasarıma kadar her aşamayı kontrol eden, saydam ve etkin bir denetleme mekanizması kurulmalıdır
Kentsel tasarım; temelde "yaşanabilir kentler" in üretimini hedef almalıdır. toplumsal ve ekonomik koşullar ne olursa olsun, kentsel tasarım eylemi aslında "planlama kararlarının uygulamaya geçirilmesi", yani bizzat kentin yapım sürecidir. Gerek planlama, gerek kentsel tasarım eylemleri , plan-proje ile uygulama arasındaki bağları kurmalıdır.
Planlama sürecinin her basamağında kentsel tasarımın gerekliliğinden söz edilmelidir. Kentsel tasarım planlama sürecinin doğal sonucu olan mekansal kararların, kesin veya esnek olarak belirlenmesine yardımcı olmalıdır. Mekanla ilgili sonuçlar, sürecin sonunda değil, tümünde oluşmalıdır. Kentsel tasarımın temeli en başta atılmalı, planlama kararlarının yaşama aktarıldığı son aşamalara kadar daha da etkinleşen bir süreklilik içinde var olmalıdır.
Ülkemizde kentsel tasarım eylemleri konusunda geç kalındığını yaşantısıyla, trafik ve kent silüetindeki huzursuz resmiyle Bursa ‘ yı örnek gösterebiliriz.Bursa ili için rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz kentsel planlama sorunlarının başında şehriçi ulaşım sorunları gelmektedir.
Özellikle şehir trafiğinin en yoğun olduğu Cemal Nadir Caddesi-Atatürk Caddesi-İnönü Caddesi-Cumhuriyet Caddesi dörtgenidir. Toplu taşıma araçlarının ve şehir planına da bakıldığında anlaşılacağı gibi özel araçların Cemal Nadir Caddesinden çıkıp dörtgeni tamamlaması için zorunlu olarak girdiği Cumhuriyet Caddesi kent halkı için gerçek bir trafik kabusu.Belediyelerin farklı nedenlerle tarihi dokuyu sıkıştıracak kadar imar planlarında ki esnekliği bugün Bursa ‘nın büyük bir kentsel eyleme ihtiyaç duymasını doğurmaktadır.ilk eylemde doğal olarak ulaşımda yapılacak gerçekçi çözümlerdir.Cumhuriyet caddesi ve Cemal Nadir Caddesinin kesiştiği noktada ise başka bir sorun devreye giriyor ki bu da kent planlaması dikkate alınmadan tasarlanan Zafer Plaza’dır.Zaten yoğun olan trafiğin içinde bir girdap oluşturan Zafer Plaza konuk trafiği proje aşamasında nasıl olmuşta düşünülmemiş hayret verici doğrusu.Tabiki çözüm Hausmann’ın yaptığı gibi yer açmak için önüne geleni yıkmak olmayacaktır ,ancak yıkılması gereken yıkılmalı korunması gereken korunmalı,kısaca rasyonel bir ulaşım ağı oluşturulmalıdır.Tüm büyük kentlerin ortak problemidir bu ancak mesleğimizde çözümsüz problem yoktur.
Yapılması gereken açıktır: “Öncelikle kendimize, kendi kentlerimize, kendi sorunlarımıza, kendi kurum, kural ve kaynaklarımıza ve kendi mekansal planlama deneyimlerimize bakmak ve kendi mekansal planlama teorilerimizi kurmak. Elbette, bu arada yabancı planlama deneyimlerinden damıtılmış yabancı teorilere de bakmak, bunları kendi deneyimlerimiz ve teorilerimiz ışığında tartışmak durumundayız. Kaçınılması gereken, yabancı teorilerin perakende satışını yapmaktan öteye geçmeyen akademik uğraşlar ve yabancı planlama deneyimleri taklitidir.
Kentsel gelişmelerin, kentsel bütünlüğü gözeten ve hem mimarlık, hem de şehircilik uygulamaları açısından kentin tümünü hedefleyen karar ve politikaların üretilmesini sağlamaya yönelik olarak, mutlaka “kentsel planlama ve yönetim birliği” içinde gerçekleşmesi zorunludur.