N.SEZGİN
28-06-2008, 13:33
Bernini’nin Roma’da başrakibi Francesko Borromini’ydi (1599-1667). İkisi hemen her bakımdan birbirlerinin zıttıydı.Heykeltıraş olarak eğitilmiş Bernini,Papa VIII. Urban olarak papalıktan emekli olmuş Maffio BArberini ve Papa VII. Alexander adıyla papa olmuş Fabio Chigi de dahil olmak üzere Roma kilisesi içindeki en güçlü kişilerin bir kısmının desteğine sahipti.Mimarlık,heykel,resim ve tiyatro tasarımı alanlarındaki olağan dışı yaratılarını dışadönük kişiliğiyle ve güvenli tavırlarıyla birleştiren Bernini uluslar arası ün kazanmıştı.Münzevi bir hayat süren ve karamsar bir kişiliğe sahip olan Borromoni mimar olarak eğitilmesine karşın pek fazla tanınmıyordu ve küçük yerlerden sipariş alıyordu.Ancak mekanı ve geleneksel Klasik düzenleri Bernini’ye göre daha çok ‘’heykel gibi’’ işliyordu.Borromini,İspanyol Kutsal Teslis Tarikatı için 1643’de tasarladığı (yapımı 1634-1667),boyutlarının küçüklüğünden dolayı genellikle sadece San Carlino denilen,San Carlo alle Quattrro Fontane adlı küçük bir kilise ve manastır yapısıyla üne kavuştu (17.12 , 17.13).Yapının adı,köşelerinde dört yeni kamusal çeşme inşa edilmiş,V. Sixtus’un Roma’yı ikiye ayıran iki yeni caddesinin arakesitinde oturması gerçeğinden türetilmiştir.ffice:office" /><O:p></O:p>
Borromini’nin San Carlino’nun tasarımında getirdiği kökten değişiklik, hem plan hemde kesit olarak tüm kompozisyonu –eski Yunandan beri kural olan –geleneksel sütun çapı modülüne değil simgesel bir eşkenar üçgen modülüne dayandırmaktı.Bu yaklaşımın esin kaynağı,evreni geometrik,üçgen ilişkilerine dayanan bir sistem olarak betimleyen,Borromini’nin çağdaşı Galileo’nun fikirleri alabilir.Borromini’nin bugüne kalan çizimleri bu modüller türetimi oldukça açık olarak sergiler,çünkü üst üste bindirilmiş üçgenlerin zarif çizgileri duvarların daha ağır konturları arasında açıkça görülebilir.Ortak bir taban üstünde birleşen iki büyük eşkenarlı üçgenle başlayan Borromini daha sonra onları bir ovalle çevirmişti;bu temel zemin planıydı.Ancak zemin katını çevirirken,geleneksel taş lentoların doğrusallığından daha çok püskürtülmüş kilin akışkanlığına sahip dalgalı bir korniş taşıyan aralıklı sütun çifleri kullandı.Bunun üzerinde,aşırı kasvetli oval bir kubbenin oval kaide bileziğini oluşturmak üzere yükselen dört pandantifli bir geçiş düzeyi yer alır.Kubbe tepesinde bir kubbe feneriyle açılmıştır;en tepede –tüm kompozisyonun anahtarı olan –bir eşkenar üçgenle çerçevelenmiş Kutsal Ruh’un kumrusunun figürü bulunur.<O:p></O:p>
1665-1667 tarihleri arasında Borromini,daha önce tasarlanmış olan cephenin inşasına başladı (17.14). Bunda da planda iç mekanda kullandığı üçgenlerle bağlantılandırılmış olan bir yönlendirici üçgenler sistemi kullandı;sonuçta,inişli çıkışlı dalgalar gibi dalgalanan ve bu tür dalgalı dalgalı Barok cephelerin ilklerinden biri olan br cephe ortaya çıktı.Mimari ve heykel bezemelerle tıka basa doldurulmuş eğmeçli saçaklıklar ve yüzeyler ziyaretçiyi alışılmadık iç mekana hazırlar.Klasik tasarımın ilkelerinden çarpıcı sapmalar göstermesine karşın kilise kısa zamanda Roma’ya gelen ziyaretçiler tarafından aranan bir yer oldu ve tarikatın başvekilinin yazdığına ,birçok ülkeden gelen üyeler ‘’sanatsal değeri,çekiciliği,yetkinliği ve tekilliği’’ dolayısıyla kilisenin planlarını istediler.Başvekilin,yapının Barok mimarinin ortak karakteri olacak özel karakterinin açıkça farkında olduğu yazdıklarından hemen anlaşılır: ‘’Yapı öyle bir tarzda düzenlenmiştir ki her bir parça diğerini tamamlar ve seyircinin gözlerinin çevrede sonsuz bir gezintiye çıkarmasını sağlar.’’<O:p></O:p>
Borromini,1642-1660 yılları arasında Roma üniversitesi’ne eklediği Sant’ Ivo della Sapienza şapelinde merkezi planı bir kez daha kullandı (17.15,17.16). Bu yapı,1585-1590 tarihleri arasında Giacomo Della Porta tarafından tasarlanan uzun avlunun sonunda inşa edildi.Bu kilise de eşkenarlı üçgenler sistemine dayanıyordu,ama bu örnekte üçgenler bir altıgenin çevresinde altı uçlu yıldız oluşturacak şekilde birbirinin üzerine yerleştirilmişti.Böylesi bir form daha önce hiç kullanmamıştı,çünkü onda,bir kare ya da sekizgen planda olduğu gibi çaprazlama eksenler için ayrılmış yer yoktu.Bir üçgenin uçlarına karşılık gelen Sant’ Ivo’nun üç dilimi yarıdairesel bir apsitin içinde son bulur,oysa ikinci üçgene karşılık gelen diğer üçü sivri uçludur,ama uçlarda araya giren dışbükey duvarlara sahiptir.Sistemin dağasındaki çatışma (çünkü iç mekanın karşılıklı yüzleri farklı formdadır)duvarların düzlemlerini eklemleyen sağlam Korent pilastrlar üzerine oturan,kütlesel olarak biçimlendirilmiş bir kornişle uzlaştırır;bu korniş mekanın etrafında dalgalanır ve mekanı bir arada tutar.Derince biçimlendirilmiş bir kornişle uzlaştırılır;bu korniş mekanın etrafında dalgalanır ve mekanı bir arada tutar.Derince biçimlendirilmiş eşsiz kubbesi,aşağıdaki yıldız şekilli planın büklümlerini izleyerek doğrudan izleyerek doğrudan bu kornişten yükselir.
Borromini’nin San Carlino’nun tasarımında getirdiği kökten değişiklik, hem plan hemde kesit olarak tüm kompozisyonu –eski Yunandan beri kural olan –geleneksel sütun çapı modülüne değil simgesel bir eşkenar üçgen modülüne dayandırmaktı.Bu yaklaşımın esin kaynağı,evreni geometrik,üçgen ilişkilerine dayanan bir sistem olarak betimleyen,Borromini’nin çağdaşı Galileo’nun fikirleri alabilir.Borromini’nin bugüne kalan çizimleri bu modüller türetimi oldukça açık olarak sergiler,çünkü üst üste bindirilmiş üçgenlerin zarif çizgileri duvarların daha ağır konturları arasında açıkça görülebilir.Ortak bir taban üstünde birleşen iki büyük eşkenarlı üçgenle başlayan Borromini daha sonra onları bir ovalle çevirmişti;bu temel zemin planıydı.Ancak zemin katını çevirirken,geleneksel taş lentoların doğrusallığından daha çok püskürtülmüş kilin akışkanlığına sahip dalgalı bir korniş taşıyan aralıklı sütun çifleri kullandı.Bunun üzerinde,aşırı kasvetli oval bir kubbenin oval kaide bileziğini oluşturmak üzere yükselen dört pandantifli bir geçiş düzeyi yer alır.Kubbe tepesinde bir kubbe feneriyle açılmıştır;en tepede –tüm kompozisyonun anahtarı olan –bir eşkenar üçgenle çerçevelenmiş Kutsal Ruh’un kumrusunun figürü bulunur.<O:p></O:p>
1665-1667 tarihleri arasında Borromini,daha önce tasarlanmış olan cephenin inşasına başladı (17.14). Bunda da planda iç mekanda kullandığı üçgenlerle bağlantılandırılmış olan bir yönlendirici üçgenler sistemi kullandı;sonuçta,inişli çıkışlı dalgalar gibi dalgalanan ve bu tür dalgalı dalgalı Barok cephelerin ilklerinden biri olan br cephe ortaya çıktı.Mimari ve heykel bezemelerle tıka basa doldurulmuş eğmeçli saçaklıklar ve yüzeyler ziyaretçiyi alışılmadık iç mekana hazırlar.Klasik tasarımın ilkelerinden çarpıcı sapmalar göstermesine karşın kilise kısa zamanda Roma’ya gelen ziyaretçiler tarafından aranan bir yer oldu ve tarikatın başvekilinin yazdığına ,birçok ülkeden gelen üyeler ‘’sanatsal değeri,çekiciliği,yetkinliği ve tekilliği’’ dolayısıyla kilisenin planlarını istediler.Başvekilin,yapının Barok mimarinin ortak karakteri olacak özel karakterinin açıkça farkında olduğu yazdıklarından hemen anlaşılır: ‘’Yapı öyle bir tarzda düzenlenmiştir ki her bir parça diğerini tamamlar ve seyircinin gözlerinin çevrede sonsuz bir gezintiye çıkarmasını sağlar.’’<O:p></O:p>
Borromini,1642-1660 yılları arasında Roma üniversitesi’ne eklediği Sant’ Ivo della Sapienza şapelinde merkezi planı bir kez daha kullandı (17.15,17.16). Bu yapı,1585-1590 tarihleri arasında Giacomo Della Porta tarafından tasarlanan uzun avlunun sonunda inşa edildi.Bu kilise de eşkenarlı üçgenler sistemine dayanıyordu,ama bu örnekte üçgenler bir altıgenin çevresinde altı uçlu yıldız oluşturacak şekilde birbirinin üzerine yerleştirilmişti.Böylesi bir form daha önce hiç kullanmamıştı,çünkü onda,bir kare ya da sekizgen planda olduğu gibi çaprazlama eksenler için ayrılmış yer yoktu.Bir üçgenin uçlarına karşılık gelen Sant’ Ivo’nun üç dilimi yarıdairesel bir apsitin içinde son bulur,oysa ikinci üçgene karşılık gelen diğer üçü sivri uçludur,ama uçlarda araya giren dışbükey duvarlara sahiptir.Sistemin dağasındaki çatışma (çünkü iç mekanın karşılıklı yüzleri farklı formdadır)duvarların düzlemlerini eklemleyen sağlam Korent pilastrlar üzerine oturan,kütlesel olarak biçimlendirilmiş bir kornişle uzlaştırır;bu korniş mekanın etrafında dalgalanır ve mekanı bir arada tutar.Derince biçimlendirilmiş bir kornişle uzlaştırılır;bu korniş mekanın etrafında dalgalanır ve mekanı bir arada tutar.Derince biçimlendirilmiş eşsiz kubbesi,aşağıdaki yıldız şekilli planın büklümlerini izleyerek doğrudan izleyerek doğrudan bu kornişten yükselir.