Orijinalini görmek için tıklayınız : Depremde Hayatta Kalmanın Altın Kuralları!!!
Mühendis 27-05-2006, 09:33 Depremde Hayatta Kalmanın Altın Kuralları[Only registered and activated users can see links]
Türkiye Deprem Vakfı'nın hazırladığı "Deprem" adlı broşürde "Depremde hayatta kalmanın altın kuralları şöyle sıralanıyor:
DEPREM ÖNCESİNDE
* Öncelikle yaşadığınız yerleşim biriminin deprem tehlikesi hakkında doğru bilgileri ilgililerden öğrenin.
* Aile bireyleri arasında olağanüstü bir durumda nasıl davranacağınızı konuşun. Her odada üzerinize bir şeyin düşmeyeceği sağlam bir yer seçin. Yere yatma, başını koruma ve bir şeye tutunmayı öğrenin ve çocuklarınıza da öğretin. Kitaplık, yüksek mobilya gibi kolay devrilebilir eşyalar ile ağır eşyaları duvarlara veya döşemeye sıkıca bağlayın, tablo, gardrop gibi eşyaları sabitleştirin ve üzerinize devrilmeyecek şekilde yerleştirin. Mutfak dolapları gibi kırılabilecek eşyalarınızı koyduğunuz dolaplarınıza sağlam kilitler takın. Olağanüstü birdurumda hemen kullanabileceğiniz el feneri, radyo ve yedek pilleri, ilkyardım çantası ve gerekli ilaçlarınızı, iş eldivenini önceden çantaya koyup, kolayca ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun.
DEPREM SIRASINDA
* Bina içinde iseniz deprem sırasında sakin olup, paniğe kapılmayın, cesaretinizi toplayın ve
koşuşmayın. Büyük bir depremde ayakta durmanız, koşmanız mümkün değildir. Çömelin ya da
döşemeye yatın. Sağlam bir masa, sıra, mobilya veya kapı kasasının altına girin ve başınızı koruyun.
Masaya tutunun ve onunla birlikte hareket etmeye hazır olun. Pozisyonunuzu sallantı duruncaya
kadar değiştirmeyin. Bina içinde kalın. Düşen cam kırıkları ya da bina molozlarından
yaralanabilirsiniz.
Tiyatro, okul, sinema, büro gibi kalabalık yerlerde iseniz, kesinlikle merdivenlere, asansörlere
koşmayın. Kendinizi koltuk, sıra gibi yerlerde korumaya alın, sakin olun ve başkalarını da aynı
şekilde davranmaya davet edin.
* Bina dışında iseniz binalardan dökülecek yıkıntılar ve camlardan, elektrik ve direk tellerinden
uzakta güvenli bir yerde depremin durmasını bekleyin.
* Araç kullanıyorsanız .ulunduğunuz yer eğer güvenli ise durun ve araç içinde kalın. Normal trafikten
olabildiğince uzaklaşın. Köprüler, üst geçitler, tünellerden uzak durun. Eğer mümkünse ağaçlar,
direkler, enerji nakil hatlarından uzakta kalın.
DEPREM SONRASINDA
* Büyük bir depremden sonra artçı depremler mutlaka devam edecektir. Bu depremlere karşı hazırlıklı olun.
* Özellikle ilk üç gün içerisinde, yetkililer izin vermedikçe, sağlam evlerinize dahi girmeyin.
* Bazı artçı sarsıntılar zayıflamış yapılarda yeni hasar yapacak kadar büyük olabilir.
Aile bireylerinizi bir arada tutun ve açık bir yerde bekleyin. Varsa yaralılara ilkyardımı yapın.
* Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alın, kalın ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin.
* Enkaz ve
yıkıntılar arasında, cadde ve sokaklarda gelişigüzel dolaşmayın.
Alıntıdır.
by_fenaaa 27-05-2006, 17:40 eyw...
hayatta kalırız inş...
torunoğlu 08-08-2006, 20:35 allah o durumlara düşürmez inşallah.
bence sakın kapının altında, yanında veya arkasında durmayın, özellikle çelik kapılar için söylüyorum, çünkü bina depreme çalışmaya başladığı sırada çelik kapıya veya diğer kapılara büyük bir yük uygular, izmitteki yıkılan binalar incelendiğinde mermi gibi fırlayan çelik kapılar olduğu görülmüştür, hatta bazı olması gereken çelik kapıların binada olmadığı bile görülmüştür, bir masaya tutunmaya gelince büyük bir depremde bina yoğun bir şekilde hareket eder ve eşyalara bir kuvvet uygular bunun sonucunda eşyalar ivme kazanır (F=m.a) ve eşyalar kütleleri ile orantılı hareket ederler, bunun yerine binada hareket etmeyecek şeylere tutunmak daha mantıklıdır, böylece ağır derecede yaralanmaktan kurtulursunuz, ben depremde 3 akrabamı yitirdim ve 2 sinin eşyaların hareket etmesi sonucu öldüğü anlaşıldı...
agrega_tt 22-10-2006, 20:36 Bence boş bir binalarda da kolon diplerine çömelmek mantıklı
Ben de masaların altına girmek kısmına takıldım.Hayat üçgeni diye tabir edilen bir teoriye göre yapılan en büyük hata masa vb. nin altına girerek ezilerek hayatını kaybedenlerin çok olduğu.Bu konuda ayrıntılı bilgi sahibi olan varsa,paylaşım iyi olacaktır. Kafam biraz karıştı.Yazıyı bulursam yükleyeceğim.Yazıda ezilmeye karşı güçlü eşyaların yanına cenin pozisyonunda uzanmanın altın kural olduğu yazıyordu.
DEPREMDE YAPILMASI GEREKENLER
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan
Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları
müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat
kurtaracaktır.
875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma
ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.
1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film "çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.
Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da RealTV programında izlendi.
Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu.
Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin
kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara
uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı,
gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında)
olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına
saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.
Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen
tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken
yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat
üçgeni" dediğim alandır.
Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az
ezilecektir.
Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin
yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler.
Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.
Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını
kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür.
Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:
"Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11
yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972
yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin
motosikletinin yanında oluşan "hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım.
Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım
ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat
üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve korun" örnekleridir.
DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ
1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde
dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar.
Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir
güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta
hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk
yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.
3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi
basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla
binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok
yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az
ezilmiş vücutlar yaratırlar.
4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak
yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır.
Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere
uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının
arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.
5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya
pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir
koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere
uzanın..
6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...Nasıl
mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya
arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı
kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da
ölürsünüz!
7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan
bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı
devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı
gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir.
Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her
zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.
8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına
çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde
olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride
olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.
9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların
meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen
araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco
depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü.
Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak
kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından
çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor
olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak
üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar
oluşmuştu.
10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.
işte yazı bu.doğruluğu hakkında kesin bir bilgim yok ama bana mantıklı geldi.masanın üzerine moloz yığınları düştüğünde,masanın altındayken fazla bir yaşam alanı oluşacağını sanmıyorum.
tesekur ederım bu degerlı bılgılerı bızlerle paylastınız için DOUG COPP önerılerı gayet matıklı ve uygulanabılır şeyler. halkımızı da bılinçlendirmek gerekli,bu uygulamaları bılmeyen halkımız çabuk paniğe kapılıp bına içlerine özellikle merdiven boşluklarına hareket etmekteler.tabı cıkmaya cogu zaman fırsat kalmamaktadır. halkımızı bılınçlendirmekte biz muhendislere düşüyor bence. en yakınlarımızdan başlayarak bunları anlatmalıyız. ayrıca kımsede daıresıne evıne guvenıp oturmasın bıze bısey olmaz demesin. hangi şiddette bi depremle karşılasacagımızı kımse bilemez.
marmara denizinde tekrar aktifleşen fayları unutmamak gerek, ve denizden çıkan gazları....bunlar iyiye işaret değil?????:confused: :confused:
|
|