cengaver06 (09-08-2009), GOKSELL (30-07-2008)
Boğaz ve Haliç buz tutmuştu
47 yıl önce bu hafta İstanbul Boğazı’nda buz parçaları yüzüyordu. Üstelik bu bir kereye mahsus değildi. İstanbul Boğazı ve Haliç belirli aralıklarla buz tutarmış. Bir de şimdiki kışlara bakın
Bundan 47 yıl önce İstanbul Boğazı’nın iki yakasında bulunan Poyrazköy-Rumeli Kavağı arasında denizin üstünden yürümek mümkün olmuştu. Hayır, bu hikaye Hz. Musa ve Kızıldeniz macerasının 20’nci yüzyıl versiyonu değil. 24 Şubat 1954’te İstanbul Boğazı’nın sularına bakanlar - 2001 yılında sıkça gördükleri gibi - parlayan güneşin yansımasını değil, buz parçaları ve minyatür buzdağları gördü. Çünkü Tuna’dan Karadeniz’e akan büyük buz blokları uzun seyahatlerine Boğaz’dan devam etmeyi uygun görmüşlerdi. Büyükdere, Çengelköy ve Kanlıca kıyıları koyları buzla doldu. Ortaköy önleri de öyle. Ve gerçekten de Poyrazköy ve
Rumeli Kavağı arasında yürüyerek karşıdan karşıya geçenler oldu. Vapur seferleri iptal edildi. Buz akımı da marta kadar sürdü.
Buz üstünde fotoğraf
24 Şubat 1954’te görünen buz kütleleri yine Boğaz trafiğini aksatmıştı. Meraklılar buz üstünde yürümüş, hatta kimileri sandallara atlayıp bu buz kütlelerinin yanına gitmiş, yanlarında getirdikleri bayrakları dikerek fotoğraf çektirmişlerdi. Bu olayın en önemli yanı ise, bu tarihten sonra böyle bir tecrübenin yaşanmamış olmasıdır.
Küresel ısınmadan mıdır bilinmez, bu kış İstanbul’da sıcaklık hep mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Gazetelerde üç günde bir çıkan "Müthiş soğuk geliyor, kar her yeri vuracak" haberleri hep ıska geçti. Bayram sırasında bol bol edilecek "Nerede o eski bayramlar" muhabbetine ısınma hareketleri dahilinde, gittik tarihçi Eser Tutel’in kapısını çaldık; "Nerede İstanbul’un o eski kışları?" diye sorduk. İşte kimi Tutel’in ağzından dökülen, kimi kitaplarında yazılı eski İstanbul kışları:
• 401 yılında, Bizans İmparatoru Arkadius zamanındaki donma 20 gün sürmüş. 739 yılında bir kez daha... 755’teki kışta ise Karadeniz kıyılarının, bütün Haliç’in, hatta Marmara’nın kuzey kesiminin baştan sona buzlarla kaplandığına dair belgeler var.
• 763 kışında Haliç’in çevresindeki kıyılar 100 adım mesafeye kadar donmuş. Hem de yer yer 30 metre derinliğe kadar. Karadeniz’deki buzlar çözülürken, kütleler kenetlenince Boğaziçi ve Haliç tıkanmış. Dönemin metinlerinde, insanların ve hayvanların Üsküdar’dan Galata’ya yürüdükleri yazıyor.
• Tam 100 yıl sonra bu hadise yeniden gerçekleşmiş. Sonra 928’de bir daha. Üstelik buzların erimesi dört ay sürmüş. Ardından 934’te bir daha... 1232’de bir daha...
• İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesine girdikten sonraki ilk büyük don olayı 9 Şubat 1621’de gerçekleşmiş. Yine Boğaziçi ve Haliç donmuş. İnsanlar çoluk çocuk, yaşlı genç demeden Üsküdar’dan Galata’ya yürümüşler; buzların arasında sıkışıp kalan kayıkların arasından geçerek.
• 1823’te, II. Mahmud padişahken yaşanan dondurucu soğuklarda sadece Haliç değil, şehrin çeşmeleri de donunca halk susuz kalmış.
• 1878 yılında aynı olay yaşandığında, Osmanlılar, Plevne’de Ruslar’la savaş halindeymiş. Rumeli’yi kırıp geçiren soğuklar nedeniyle Sultan II. Abdülhamid orduya yardım gönderememiş.
• Günümüzde hayatta olanların anımsayabilecekleri en şiddetli kış 1929 kışıdır. Önce, şubat ayında Haliç dondu. Ardından 1 Mart’ta Karadeniz’den Boğaz’a giren büyük buz kütleleri limanın ağzına yığıldı, şehir hattı vapurları çalışamadı. Sadece Galata Köprüsü-Harem seferleri yapılabildi. Köprü ile Kadıköy arasındaki seferler de aksadı. Buzların üzerinde bulunan, Macar katanalarına ait nal izleri, bu buzların Tuna’dan geldiklerini gösteriyordu.
Çocukların hokkalarındaki mürekkeplerin bile donduğu, kümeslerde yaşayan tavukların
kaskatı kesilerek buzdan heykele döndüğü o günleri yaşayanlar, ağaçlarda donarak dallardan düşecek kuşları kapmak için ağızları açık, ağacın altında bekleyen uyanık sokak kedilerini anlatırlar.
İstanbul’un tarihi, ‘denizin buz kesmesi’ hikâyeleriyle dolu. Kayda geçenler şunlar:
• 401 yılında Bizans İmparatoru Arkadius zamanında donma 20 gün sürdü.
• 739 yılında yine dondu.
• 755 yılında Karadeniz kıyıları, bütün Haliç ve Marmara’nın kuzey kesimleri boydan boya dondu.
• 763 yılında Haliç’te kıyılar 100 adım mesafeye, 30 metre derinliğe kadar dondu.
• 928’de buzların erimesi dört ay sürdü.
• 1823’te 2. Mahmud döneminde hem deniz hem musluklardan akan su donmuştu.
kaynak: http://www.meteor.gov.tr/2005/basind...basinda083.htm
cengaver06 (09-08-2009), GOKSELL (30-07-2008)
küresel ısınmaya canlı bir şahit..İSTANBUL!..
döngüsel olarak yavaş yavaş buzul çağına girmemiz gerekirken, küresel ısınma nedeniyle bu gecikiyor. yavaş yavaş dünya yaşanılmaz hale geliyor.![]()
Dünya çok hızlı değişime uğruyor. Buda nüfusun çoğalması ve sanayinin çok hızlı biçimde gelişmesi. Biz insanlar olarak doğaya çok fazla zarar veriyoruz. Sonuçta olan yine bize oluyor. Allah sonumuzu hayırlı etsin.
Bilgi paylaştıkça çoğalır.Lütfen forum kurallarını okuyunuz.Soracağınız soruyu önce forumda arayınız.Bulamadığınız takdirde forumda sorunuz.Teşekkür etmek için lütfenbotununu kullanınız.
Türkçe karakterler kullanmaya özen gösteriniz.Büyük harflerle konu açmayınız.Açtığınız konular da lütfen kaynak belirtiniz.Forumda Mp3. Crack vb. dosyalar paylaşmak yasaktır.[[[ Mühendis ]]]
ilkkez marmara denizinin buzlara bürünmüş görüntüsünü görüyorum ve 52 yıllık fotoğraf arşivinizi bizimle paylaştığınız için tşkler..
Konu GOLGEMc tarafından (09-05-2006 Saat 15:38 ) değiştirilmiştir.
bu sıcak gunlerde biraz serinledik saol
şimdiye kadar duymadığım çok ilginç bi durum..haberi ulaştıranı tebrik ederim
duymadığımız bir şeyi duyurup fotolarını göstermek,öğrenmek güzel..teşekkürler
daha once duymustum ama gormemısım. fotolar ıcın saolun.
inanılma zbir şey bunu bilen kişi sayısı kesin çok azdır.
Paylaş