halukçu (17-06-2009)
Bugün Amerika’da 3.63 milyon km. uzunluğundaki kaplamalı yolların %94’ü, Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Almanya’da ise, 130.000 km’lik devlet yolunun tamamı 12.000 km uzunluğundaki otoyolların %72’si asfalt kaplamalı olup, ağır ve hafif trafikli yollarda soğuk ve sıcak olarak hazırlanan karışım olanakları ve çeşitli yüzey kaplama tipleri ile asfalt, tüm dünyada yol kaplamasında en yaygın olarak kullanılan kaplama malzemesidir. Ayrıca beton yollarda da sürüş konforunu, yapısal dayanımı ve kayma direncini artırmak amacıyla beton yolların yüzeyleri asfalt tabakalar ile kaplanmaktadır. 2000 yılı istatistiklerine göre Avrupa’da 298.5 milyon ton, ABD’de ise 590 milyon ton bitümlü sıcak karışım yolların kaplanmasında kullanılmıştır.
Geliştirilen özellikleri ve yeni tipleri ile belirtilen her türlü ihtiyaca cevap verebilecek niteliklere sahip olan asfaltın kullanımının sağladığı avantajları şöyle özetleyebiliriz:
- Hızlı ve kolay inşaat olanağı: Asfalt kaplamalar, beton kaplamalar gibi kür gerektirmediğinden tabaka inşaatı hızla tamamlanarak, birkaç saat içinde trafiğe açılabilmektedir. Hızlı yapım tekniğinden dolayı alt tabakaların hemen kaplanabilmesi mümkün olmakta ve bu tabakaların açık hava şartlarına maruz kalarak taşıma gücünü kaybetmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. .
- Daha ince tabakaların yeterli olması: Asfalt üstyapıların esneklik özelliğinden dolayı trafik yüklerini tabana yayması ve asfalt karışımların yüksek dayanıma sahip olması nedeniyle asfalt kaplamalar, beton gibi rijit kaplamalara göre özellikle düşük trafik şartlarında daha ince uygulanabilir. Bugün asfaltın geliştirilen performans özellikleri ile yüksek trafikli yollarda bile 1-3 cm kalınlığında süper ince asfalt kaplamaların yüzey tabakası olarak yapımı söz konusudur.
- Daha sağlam üstyapı oluşturması: Asfaltın tabakalarda suyun üstyapıya girişi engellendiğinden üstyapı tabanının dondan etkilenmesi önlenerek, daha yüksek bir üstyapı dayanımı sağlanır. Beton kaplamaların en önemli sorunları, çimentonun suyla reaksiyonu sonucu oluşan büzülme çatlakları ile ısı değişimlerine ve aşırı yüklemelere karşı yüksek hassasiyeti nedeniyle ortaya çıkan şiddetli bozulmalardır. Ayrıca beton kaplamalar, tabandaki oturma ve şişmelerden asfalt üstyapıya göre daha çok etkilenirler. Geçmişte ülkemiz otoyollarında asfalt tabakaları altında kullanılan düşük dayanımlı çimento bağlayıcılı granüler temel tabakasından kaynaklanan ve tipik bir rijit üstyapı bozukluğu olan yüzeye yansımış büzülme ve termal çatlaklar nedeniyle bu tip tabakanın yapımından vazgeçilmiş ve halen uygulanan bağlayıcısız granüler temel yapımı tercih edilmiştir.
- Az bakım gereksinimi: İyi dizayn edilmiş ve kaliteli yapılmış asfalt yollar minimum bakım gerektirir. Sadece düzenli rutin bakımla asfalt üstyapıların ilk performansı uzun yıllar korunabilmektedir. Asfalt kaplamanın bakım maliyeti düşüktür. Bozuk kesim hızla ve kolayca lokal olarak onarılabilir. Zamanla güçlendirilmesi gerektiğinden asfalt kaplamalara 4-5 cm’lik tabaka ilavesi yeterli olabilmektedir. Beton yolların rutin bakımı asfalt kaplamaların bakımı ile kıyaslandığında, daha fazla zaman, para ve işgücü gerektiren komplike bir işlemdir. Bozulmaların şiddetine ve yoğunluğuna bağlı olarak çok kere bakım işlemi bir nevi yeniden yapım işlemine dönüşebilmektedir. Ayrıca bozulmuş beton yolların takviyesinde sıcak karışım asfalt tabakalarına ihtiyaç duyulmakta ve bu uygulama dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.
- Konforlu ve güvenli yüzey özelliği : Asfalt kaplamalar, beton kaplamaların aksine düzgün ve derzsiz sürekli bir yüzey oluşturur. Derz gerektirmeksizin istenilen yüzey düzgünlüğü ve eğim verilebilir. Asfalt koyu rengi nedeniyle ısıyı çektiği ve kolay buharlaşma sağladığı için, asfalt kaplamalarda buz çabuk erimekte ve yüzey suyu hızla kurumaktadır. Asfalt, beton gibi reaktif bir malzeme değildir. Asit ve sülfatlara dirençli olduğundan korozyona neden olmaz, diğer malzemelerle reaksiyona girmez ve buz çözücü kimyasallar asfalta zarar vermez. Sathi kaplama uygulamaları hariç asfalt kaplamalı yollardaki gürültü seviyesi beton kaplamalı yollara göre oldukça düşüktür.
- Yeniden kullanılabilirliği : Çimentonun aksine bitüm, bağlayıcı özelliğini kaybetmediğinden, asfalt karışımlardaki bitüm ve agreganın tamamı yeniden kullanılabilir yani, asfalt kaplamalar %100 geri dönüştürülebilen doğal malzeme karışımlarıdır. Buna karşın beton kaplamaların kullanım ömrü sonunda sadece agrega üretilecek bir kaynak olarak değeri vardır. Asfalt kaplamalarda bağlayıcı olarak kullanılan bitüm, esas amacı petro-kimya ürünleri eldesi olan ham petrol rafinasyonunda artık olarak kalan bir malzeme olup, bu malzemenin asfalt kaplamalarda değerlendirilmesi rafinasyonu daha ekonomik kılmakta hem de çevreye katkı sağlamaktadır.
- Aşamalı inşaata uygunluğu : Asfalt kaplamalar aşamalı olarak yapılabildiğinden ihtiyaca göre kalınlaştırılabilir ve genişletilebilir. İlave edilen her tabaka üstyapının yük taşıma kapasitesini artırır. .Yol yatırımlarına ayrılan payın çok kısıtlı olduğu ülkemizde karayollarının %79’u (49.843 km) hiçbir taşıma gücü olmayan altyapıyı koruyucu amaçlı bitümlü satıh kaplaması ile kaplı olup, bu yolların kaynak ayrıldığında aşamalı olarak sıcak karışım asfalt tabakaları ile kaplanması beklenmektedir. İlk maliyetinin yüksekliği ve aşamalı inşaatı uygun olmaması nedeniyle beton yollar, Türkiye’nin mevcut ekonomik şartlarında ihtiyaçlara cevap verecek bir yol tipi değildir.
- Yapım ve bakım maliyeti: Asfalt kaplamaların seçiminde en büyük neden bu tür kaplamaların yapısından ve özünden kaynaklanan düşük maliyettir..
Betona karşı asfalt
Norveç Asfalt Müteahhitleri Derneği’nce, Portland Çimento Birliği’nin deneyimlerine dayanarak ileri sürdüğü uluslararası havaalanları pistlerinin beton kaplamalı olması kuralının dünyada ne denli benimsendiğini tespit amacıyla yürütülen araştırma sonucunda, asfaltın hava alanı pistlerinde de tercih edilen bir kaplama tipi olduğu ortaya çıkmıştır.
halukçu (17-06-2009)
selamlar...tartısmaların hepsini okudum..herkesin getirdigi farklı farklı yorumlar cok iyi olmuş..bir bilgi birikimi saglanmış...benim fikrim ise şu..
usa de yukarıda da yazıldıgı gibi neredeyse asfalt yol yok her yer betonarme(beton degil)
Türkiye de ise durum biraz farklı biz bir yapıp kullanıma actıktan sonra(otoyol olsa bile) en fazla 1-2 yıl içinde kazıp elektrik kanalizasyon falan geciriyoruz..düşünsenize betonarme yolun bu sebeple bukadar cok kırıldıgını gevrek bi amlzeme oldugundan ortada yol falan kalmaz...hem ayrıca asfalttan daha pahalı ve kalifiye eleman ve ekipman gerektiriyor benim bildigim kadarıyla...bu yüzdende ülkemizde tercih edilmiyor..yani yine ekonomi yatıyor işin altında..
saygılar..
en büyük etken ülkemizde beton yol için gerekli olan altyapının oluşmamasıdır.
ha diyincede bir sistem direkt entegre edilemez.
denemeleri birkaç yol üzerinde yapılmaktadır.
beton yolların daha uzun ömürlü olduğu kesin ama asfalt yollar daha ekonomiktir. ayrıca asfalt yollarda yama yapılabilirken beton yollarda bu özellik yok.tabi alt yapısı olmayan türkiyede, yolların hergün kazlıp tekrar yapıldığı türkiye de asfalt tercih edilmelidir.
Beton yolların asfalt yollara göre çok büyük artıları vardır.
Beton yolların en önemli özelliği dayanımı ve uzun hizmet koşullarıdır.Ayrıca beton yolların mevsimsel hasara uğrama durumları asfalt yollara oranla çok azdır.
Beton yollarda yüzey sürtünme katsayısı asfalta göre yüksek olduğundan fren mesafesi kısadır.Ve beton yollar açık renkli olduğundan gece görüşünü kolaylaştırır.Ülkemizde hergün trafik kazalarında yaşamını yitiren onlarca insanımız göz önüne alındığında bunlar çok çok büyük artılar.
Nasıl ki binalarda çelik kullansak,olası büyük depremlerde can kaybı şu anki yapımıza göre çok az olacak,
Ülkemiz insanının hız tutkusu ve kuralsızlığı değişmesede beton yol kullanımının ülkemizin en büyük sorunu trafik sorununa da yarar sağlayacağı fikrindeyim.
Birde alt yapı sorunu bence en kolay iş.
Ancak ülkemizde her konuda rant güdüldüğü için birçok insanın işine geliyor şu anki durum.
Aslında insanımız eğitilmeli bu konuda.Sonuçta öyle bir milletiz ki görsellik her zaman en ön planda geliyor bizim için .Bir belediye başkanı çalışma döneminde kendi bölgesinin alt yapı işlerini eksiksiz yerine getirse ,eskimiş alt yapıyı ilerki seneleri göz önüne alarak yenilese hangimiz diyebiliriz bu belediye başkanı diğer dönemde de seçilir diye.Milletimizin diyeceği laf aynen şu olur " Ulan her yeri kazdı,alt üst etti.Çalışmadı verdiğim oy haram olsun".Şayet oy vermedi ise diyeceği lafları yazmıyorum.Neler demez ki artık siz düşünün
İşte bunu hiç kimse göz önüne alamıyo,çünkü biliyor bir daha seçilemeyeceğini.Çünkü insanımız bilmiyor onun böyle bişey yapmasının gelecek demek olduğunu.
Yani arkadaşlar bence bu işlerin kökeninde yatan sorun ne altyapı,ne iş gücü,ne maliyet,ne de başka birşey.Tamamen eğitimsizlik.
Sonuç olarak Beton yolu tek geçerim ama ülkemiz şartlarında asfalt yolu bulduğumuza dua edelim
(SİTE SAATİ ÇOK İLERİ BU SAATTE HALA AYAKTA OLDUĞUMA İNANAMADIM Bİ AN)
Teknik ve Ekonomik analiz yapıldıktan sonra bu sorunun cevabı ortaya çıkar. Heryere beton yol yapamazsınız heryerede asfalt yol yapamazsınız. Bu işin Mühendislik boyutudur ve cevabı bu kadardır.
Buradan sonrasını , neden yapmıyoruz sorusuna cevaben yazıyorum;
Mühendislik boyutundan daha önemli olan konu ise 1950 li yıllarda ki ülkemizin seçimidir. O zamanlar ülkemizde asfalt yol yapılacağı zaman Büyük Dostumuz ABD! den yardım aldık. Peki bu yardımı ne karşılığında aldık. Yapılacak yolların tamamı asfalt veya petrol ürününe dayalı yol olacak iş makinaları ABD den alınacak. Bildiğim kadarıyla 50 yıllık bir anlaşma. Eğer ülkemizdeki beton fabrikalarının yabancılara satışa çıkmasıyla, buna ek olarak, yabancı firmaların ülkemizde beton santrali kurmaları,yapılan ilk beton yolu denememizin zamanına bakarsanız bu anlaşmanın bitişine denk geldiğini anlarsınız. Yakınlarda da İspanya kuracak diye biliyorum. (Belkide kurmuştur.)
Bu ülke, zamanında diğer ülkelere ders veren çok çalışkan yol mühendislerine ve işini ciddiye alan,bilgili personele sahipti. Şimdi dayı yeğen ilişkisi içinde insanlar görev yapıyor. Sizin projeniz ne kadar iyi olursa olsun mühendisiniz ne kadar iyi olursa olsun saha da gerekli işlemler düzgün yapılmadığı sürece yaptığınız yolun hiçbir önemi olmaz. Bu yol ister asfalt ister beton yol olsun. Kalite olmadığı sürece ikisininde yukarıdaki verilen zamanları tutturması ve özelliklerini sağlaması mümkün değildir.
Ek olarak
-Tüpraş Türkiye deki asfalt yolların ihtiyacı olan bitüm (zift değil) ün yüzde kaçını üretebiliyor?
-Bitümün ne kadarı çok değerli dostlarımızdan satın alınıyor?
-Belediyelere sıcak karışım imkanı oluşturuluyorken neden karayolları sathi kaplama ile idare ettiriliyor?
-Neden ülkemizde doğru düzgün bir Üst yapı yönetim sistemi yok? Hatta hiç yok! Halbuki dostumuz bunu 35-40 yıl önce halletmiş.
bunlarıda oturup düşünmenizi isterim.
Konu algorist tarafından (19-11-2008 Saat 04:28 ) değiştirilmiştir.
halukçu (17-06-2009)
Arkadaşlar rijit kaplamalar (beton yollar) ve esnek kaplamaların (asfalt yollar) bütün parametreler gözönüne alınarak karşılaştırılması ile ilgli hazırlamış olduğum yüzeysel bir sunu.
İyi çalışmalar...
DOWNLOAD LINK ;
http://rapidshare.com/files/13805981...NNER.pptx.html
halukçu (17-06-2009)
Basından :
BORLU YOL YAPIMI BAŞLADI
Isparta ve Burdur arasındaki 52 kilometrelik mesafeyi 23 kilometreye indiren Gelincik Yolu’nun 1200 metrelik bölümüne normal yola göre çok daha dayanıklı olacağı belirtilen bor katkılı beton dökümü başladı.
Elyaf malzemenin de kullanılacağı yol, Türkiye’de bir ilk olacak. Bor Endüstrisi’nin 200 bin YTL destek sağladığı projeyle uygulamanın Türkiye’de yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Ulusal Bor Endüstrisi (BOREN) tarafından ilki Ordu’da yapılan bor katkılı beton yol uygulamasının ikincisi Isparta- Burdur arasındaki mesafeyi 23 kilometreye indiren Gelincik Yolu’nda uygulanmaya başlandı. Burdur ve Isparta Valiliği ile BOREN tarafından ortaklaşa yürütülen çalışmada Gelincik Yolu’nun 12 metre genişliğindeki 1200 metrelik bölümü bor içerikli beton yol ile kaplanacak.
BOREN’e veri sağlayacak deneme amaçlı yolun bir bölümünde ise elyaf malzeme de kullanılacak. Böylece yol, Türkiye’de elyaf malzemenin kullanıldığı ilk yol olma özelliğine sahip olacak. 1 kilometresi yaklaşık 400 bin YTL’ye mal olan bor katkılı beton yolun 20 yıl dayanabildiğini, daha sonra üzerine atılacak asfalt ile bu sürenin uzayabileceğini belirten yetkililer, deneme amaçlı yolda yapılacak çalışmaların test edileceğini bulguların da daha sonraki projeler için kaynak oluşturacağını ifade etti. 6 metre aralıklar halinde üzerine bor katkılı beton dökülen hareketli sistem sayesinde ağırlık yolun bütününe dağıtılmış olacak. Atmosfere sera gazı salınımı yapmayan bor içerikli beton yol, bu yönüyle küresel iklim değişikliğiyle de mücadele ediyor. Ayrıca bor içerikli yol gaz ve suyu daha az geçirdiği için asfalt yola göre daha dayanıklı oluyor.Isparta Göltaş Çimento Fabirkası’nda 2 yıl önce üretilen bor içerikli çimentodan Isparta- Burdur yolunda kullanılmasını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan talep ettiklerini açıklayana Vali Şemsettin Uzun, proje hakkında şunları söyledi:
“Enerji Bakanlığı’nın talimatıyla, Isparta’da Göltaş Çimento Fabrikası’nda yapılan bor katkılı çimentonun bir kısmı Ordu’da kullanıldı. Biz de valilik olarak bakanlıktan geri kalan çimentoyu istedik ve Isparta- Burdur arasında yapılan 23 kilometrelik yolun bir kısmında kullanalım dedik. İstiyorum ki bu proje tüm ülkenin karayollarında uygulansın. Çünkü biz petrole para ödüyoruz. Ama bunun çimentosu, kumu, çakılı bizden. O nedenle dışarıya para ödemiyoruz.”
BOREN’in amacının borun farklı alanlarda yaygın kullanılmasın sağlayacak projeler üretmek olduğuna değinen BOREN Ar- Ge Koordinatörü İbrahim Yaşar ise şu açıklamalarda bulundu:
“Ürettiğimiz projelerden biri de karayollarında borun çimentoyla karıştırılarak beton yol olarak kullanılması. Bor madenini kullanabilecek sektörlerden birinin çimento sektörü olması nedeniyle Türkiye Çimento Müstahsilleri ile işbirliği yaparak çimento geliştirdik. Isparta’da 4 bin ton bor katkılı çimento ürettik. Bunun bir kısmını barajlarda kullanmak üzere Ankara’ya götürdük. Ordu’da 2 kilometrelik bir kısımda beton yol yaptık. Kalan çimentoyu da üretim yaptığımız Isparta’da kullanıyoruz. 12 metre genişliğindeki yolda 1200 metre uzunluğunda yapılacak beton yol bir hafta içerisinde bitecek. Karadeniz’de aldığımız numunelerde borlu çimentonun çok düşük su ve gaz geçirgenliğine neden olduğunu gördük. Borlu çimentonun asfalt ve normal çimentolu beton yollara göre daha dayanıklı olmasını bekliyoruz.”
Bu ve benzeri uygulamalar bu konuda geleceği bizlere gösterebiliyor.
Ayrıca asfalt uygulamasında özellikle yaz aylarında görülen asfaltın erimesi sonucu kazalardaki artışları , önlem olarak ta üzerine dökülen mıcırın yine trafikteki araçlarca adeta silindir vazifesi görmelerinin sağlanması sonucu kırılan öncamlar savrulmalar ve artan trafik kazaları da göz ardı edilmemeli.İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
Bir diğer komedi de Tüneller içindeki yolların asfaltlanması .
Ucuz olacak ya ?
Tünel yangınları bilindiği gibi hidrokarbon tipi yangınlardır.
Tünellerde kullanılması gereken her malzemenin RWS standartlarında test edilmiş olması gibi ( yani yangın esnasında ısının ilk beş dakika içinde 1200 C dereceye, 1 saat içinde ise 1350 C dereceye ulaşacağı kabul edilir ) yangına önlemler düşünülürken yangın esnasında ilk 5 dakika içinde 1000 C dereceye yaklaşan ısı nedense asfalt uygulayıcılarının hiç aklına gelmez ! ASfalt fitil görevi görerek yangını daha da ilerilere taşıma özelliğini de beraberinde getireceği de nedense ! göz ardı edilir.Alt tarafı yangın ! alt tarafı insan hayatı !
Saygılar
not :
şu linki de okumakta fayda olabilir :
http://www.thbb.org/Content.aspx?ID=15
Konu fortaferro tarafından (05-12-2008 Saat 01:28 ) değiştirilmiştir.
halukçu (17-06-2009)
Tünellerde asfalt uygulaması hakkında şu linkleri de eklemeliyim.
http://www.dexigner.com/tasarim_haberleri/5488.html
http://www.febelcem.be/fileadmin/use...firesafety.pdf
Saygılar
Paylaş