+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Eski ama hala muhteşem. Üstelik bize ait...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-04-2006
    Yaş
    23
    Mesajlar
    223
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    Thanks
    17
    Thanked 3 Times in 3 Posts

    Eski ama hala muhteşem. Üstelik bize ait...



    Dolmabahçe Sarayı'nın bulunduğu alan, bundan dört yüzyıl öncesine kadar Boğaziçi'nin büyük bir koyuydu.
    Osmanlı Kaptan Paşalarının gemilerini demirledikleri, geleneksel denizcilik törenlerinin yapıldığı bu koy zamanla bataklık haline gelmiş ve 17'nci yüzyıldan itibaren başlayarak doldurulmuş, padişahların dinlenme ve eğlenceleri için düzenlenen bir "hasbahçe"ye dönüştürülmüştü. Bu bahçede, çeşitli dönemlerde yapılan köşkler ve kasırlar topluluğu, uzun süre Beşiktaş Sahil Sarayı adıyla anıldı.
    Sultan Abdülmecit tahta çıktığında (1839-1860), imparatorluğun tüm görkemini vurgulayacak ve batılılaşmanın etkisindeki yeni düzeni simgeleyecek bir saray yaptırmak düşüncesiyle, geçmiş değer ve düzenin biçimlendirdiği ahşap Beşiktaş Sahilsarayı'nı yıktırdı. Aynı yerde batılı bir anlayışla yeni bir saray yapılması işini dönemin ünlü mimarları Garabet Amira Balyan ve oğlu Nikogos Balyan'a verdi (1848). Avrupa saraylarının anıtsal boyutlarına özenen Dolmabahçe Sarayı, değişik üslupların öğeleriyle donandığından belirli bir üsluba bağlanamaz. Büyük bir orta yapıyla iki kanattan oluşan planında, geçmişte mimari açıdan işlevsel değeri olan öğelerin farklı bir anlayışla ele alınarak süsleme amacıyla kullanıldığı gözlemlenir.
    1856'da açılan Dolmabahçe Sarayı yapılar topluluğu, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan 64.120 m2'lık bir alan içinde yayılmıştır. Bu alanda ana yapı, cami, tiyatro, Istablı âmire, Serasker dairesi, Hazinei hassa ve Mefruşat daireleri bulunur. Bu grubun hemen arkasında Kuşluk, Camlı köşk, Gedikli cariyeler ve Kızlarağası daireleri, Hareket köşkleri, Hereke dokumahanesi, Baltacılar, Ağavât, Bendegân ve Musahıbân daireleriyle, tüm bu yapılarda oturan ve hizmet gören kişileri doyuracak nitelikteki Matbahı âmire yer alır. Saat Kulesi Abdülhamit II döneminde (1876-1909) yapılmıştır.
    Tüm bölümleriyle görkemli bir görünüşü olan sarayda, halife Abdülmecit’in buradan ayrılmak zorunda bırakıldığı 1922'ye değin altı padişah oturmuştur. Abdülhamit II döneminde kullanılmaması, bakımsız kalması, deprem ve yangınlardan zarar görmesi ve Cumhuriyet dönemindeki yanlış mimari uygulamalar sonucu, sarayın tiyatro, hamlahane, Serasker dairesi, Istablı âmire ve Matbahı âmire gibi kimi bölümleri tümüyle ortadan kalkmış, kimileriyse farklı biçimlerde değerlendirilmiştir.
    Dolmabahçe Sarayı'nın ana yapısı Mabeyni hümayun (selamlık), Muayede salonu, Haremi hümayun ve veliaht dairelerinden oluşur. Burada, biçimde, ayrıntılarda ve süslemelerde gözlenen belirgin Batı etkilerine karşılık, kuruluş ve mekân ilişkileri açısından geleneksel Türk evi plan tipinin çok büyük boyutlarda uygulandığı görülür. Bodrumla birlikte üç katlı olan yapının 285 odası ve 46 salonu vardır. Beden duvarları taştan, iç duvarlar tuğladan, döşemeleri ahşaptandır.
    Günümüzdeki kullanım özellikleri bir yana bırakılacak olursa, Dolmabahçe Sarayı 19. yüzyıl Osmanlı mimarlık ortamının ilginç yapılarından belki de en önde gelenidir. O dönem Avrupa mimarlık ortamının yaygın estetik yaklaşımlarının Osmanlı başkentindeki bu anıtsal örneği, Osmanlı saray mimarlığı geleneğindeki bir çok özelliği de bünyesinde barındırmaktadır. Bununla birlikte Osmanlı klasik saray mimarlığının zirve noktasını oluşturan Topkapı Sarayı ile karşılaştırıldığında, kurgu ve mekan ilişkileri açısından kimi farklılıklar taşıdığı da gözlenmektedir.
    Herşeyden önce Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı gibi tarihsel süreç içinde çeşitli padişahlar tarafından eklenen yapılarla büyüyüp gelişen bir sisteme değil, aksine bütün yan yapı ve işleviyle önceden tasarlanıp tek hamlede yapılan bir yapılar bütünü olma özelliğine sahiptir...
    eee sizce de muhteşem değil mi?









  2. #2
    ideCAD Ekibi newar61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29-05-2006
    Mesajlar
    155
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    Thanks
    3
    Thanked 5 Times in 4 Posts
    Bizce de muhteşem. Bu gün yapılan en büyük işmerkezleri, en lüks oteller en sengin villaları göz önünde bulundurulduğunda. Bu yapıların tozuna bile erişemez. Yani mimari estetik hiç bir özelliği yok. Şu an yaptığımız apartmanlar dikdörtgen kutulardan oluşuyor.

    Fakat eskiler YAŞANACAK MEKANLAR yapmışlar.

  3. #3
    Yönetici Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-04-2006
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.525
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    Thanks
    4
    Thanked 270 Times in 136 Posts
    Atalarımızın bıraktığı mirasların malesef birçoğunu koruyamıyoruz. Bu eserleri yaşatmamız lazım. Çünkü bunlar tekrar aynı formlarında yapılamaz...
    Bilgi paylaştıkça çoğalır.
    Lütfen forum kurallarını okuyunuz.
    Soracağınız soruyu önce forumda arayınız.
    Bulamadığınız takdirde forumda sorunuz.
    Teşekkür etmek için lütfen botununu kullanınız.
    Türkçe karakterler kullanmaya özen gösteriniz.
    Büyük harflerle konu açmayınız.
    Açtığınız konular da lütfen kaynak belirtiniz.
    Forumda Mp3. Crack vb. dosyalar paylaşmak yasaktır.
    [[[ Mühendis ]]]

  4. #4
    Üye
    Üyelik tarihi
    12-04-2006
    Mesajlar
    35
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    Thanks
    3
    Thanked 0 Times in 0 Posts


    sagolasın kardeş güzel resimlerrrr

+ Konu Cevaplama Paneli

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok